(818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının yaptığı hayvancılık kredisi sözleşmesi gereğince kredi kullandığını, ancak bu kredi borcunu vadesinde ödemediğini, alacağın tahsili için Balıkesir 2. İcra Müdürlüğünün 1994/1100 sayılı dosyası ile yapılan takibe de itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili borcu kabul etmediklerini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davalının Balıkesir 2. İcra Müdürlüğünün 1994/1100 sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına 40 icra inkar tazminatı olan 5.586.613. TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi alınan bilirkişi raporu da Yargıtay denetimine imkan verecek nitelikte değildir. Davacı banka takip talebinde hesabın kat edildiği tarihte bankanın asıl alacağı olan meblağa takip tarihine kadar işlemiş olan temerrüt faizi ve diğer giderleri de eklemek suretiyle toplam 13.966.534. TL. üzerinden faiziyle birlikte tahsilini talep etmek suretiyle BK.nun 104/son ve 3095 Sayılı Yasaya aykırı olarak geçmiş günler faizine faiz yürüterek icra takibinde bulunmuştur. Bu durumda yapılacak iş, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu hesabın kat'ı tarihinde bankanın sözleşmeden doğan faiz alacağı ile birlikte asıl alacağının saptanması ve bu miktara davaya konu icra takip tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi ve bunun gider vergisi hesap ettirilerek BK.nun 104/son maddesi de gözetilerek mükerrer faiz uygulamasına yol açmayacak ve asıl alacak tutarı üzerinden takip tarihinden sonra faiz yürütülmesine olanak verecek şekilde hüküm kurmaktan ibarettir. Bu yönler gözetilmeden yetersiz araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 22.5.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy