(2004 S. K. m. 45, 67) (818 S. K. m. 104)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
İİK'nun 45/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmiş bir alacağı borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak alacak tutarının tamamı rehinle temin edilmemiş ise rehinle temin edilen miktarın dışında kalan kısım için ayrıca takip yapılabilir. Somut olayda davacı bankanın alacağının 200.000.000. TL'lik kısmı limit ipoteğiyle temin edilmiş olup, davacı banka bu miktarı bakımından ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte bulunabilir. Nitekim davacı Yenihisar İcra Müdürlüğünün 1994/357 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla alacağının ipotekle temin edilen kısmı dışındaki alacağı için ise Söke İcra Müdürlüğünün 1994/4577 sayılı dosyası ile takibe geçmiş bulunmaktadır. Yukarıdaki açıklamaların ışığında davacı bankanın ilamsız takipte bulunmasında yasal bir engel yoksa da, ilamsız takibe giriştiği tarih itibariyle toplam alacağının ne miktardan ibaret olduğunun belirlenmesi, bunun 200.000.000. TL'lik kısmının ipotekle temin edildiğinden bakiye kalan kısım yönünden davacının ilamsız takip yapabileceği kabul edilmelidir. Mahkemece, bu durumda yapılacak iş, davacı bankanın hesabın kat edildiği tarihteki alacağı belirlenip, bu tarihten ilamsız takibin yapıldığı tarihe kadar hak kazanılan temerrüt faizi ve bunun gider vergisi hesaplanıp toplam alacağın neden ibaret olduğunun saptanması yönünde davacı bankanın defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak, alınacak rapor muhacceyesinde ve BK.nun 104/4. maddesi hükmüne göre birikmiş temerrüt faizine takip tarihinden itibaren tekrar temerrüt faizi uygulanmasına yol açılmayacak surette bir karar vermekten ibarettir.
1- Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlara uygun düşmeyen ve mükerrer temerrüt faizlerini içeren bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Davacı banka alacağının likit olduğu gözetilerek davalının itirazında haksız çıktığı miktar üzerinden davacı yararına İİK. nun 67/2. maddesi hükmüne göre tazminata hükmedilmesi gerekirken, davacının bu kalem isteminin reddi isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, 25.02.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy