(1086 S. K. m. 308, 309)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalının sahibi bulunduğu Petrol Ofisi bayiliğini müvekkiline satıp, karşılığında 300.000.000.TL. para aldığını, satışın 1992 yılında olduğu halde bayiliğin halen devir edilmediği gibi alınan paranın da iade edilmediğini, davalının keşide edilen ihtarnameye verdiği cevabi ihtarında satışı ve verilen parayı açık şekilde kabul ettiğini, ödeme def'ini de yazılı belge ile kanıtlayamadığını, yapılan takibe vaki itiraz dilekçesinde ise satış sözleşmesinde yazılı miktarın tam olarak ödenmediği bildirilmek suretiyle alacağın teyit edildiğini belirterek 300.000.000.TL.nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların amca çocukları olduğunu, müvekkilinin yakın akrabalık ilişkisine dayanarak hareket ettiğini, davaya dayanak yapılan belgenin adi belge olup, sadece formalite olduğunu, davacının kötü niyetle ödemeyi taahhüt ettiği parayı ödemediğini yaptığı takipten itirazları üzerine vazgeçtiğini, müvekkilinin iyi niyetle bayiliği devrettiğini, davacının borcuna karşılık toros marka aracını müvekkiline verdiğini, ancak arabanın borcu nedeniyle müvekkilinden zorla alındığını, davacının devir aldığı bayiliği Mayıs ayına kadar çalıştırıp, devir sırasında teslim aldığı yağ filitre, kayış v.b. malları satarak nakde çevirdiğini, ancak borcunu ödemediğini, en son olarak petrol ofisini müvekkiline geri devrederek borçtan kurtulduğunu, bu döneme ait vergi, telefon, elektrik gibi giderleri de müvekkilinin ödediğini, müvekkilinin iyi niyetle parasını almadan işletmeyi devrettiğini, davacının da bir süre petrol ofisini çalıştırdığını, bu dönemde çeşitli kurumlarla kendi adına anlaşma yapıp, faturalar kestiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının sözleşmeye rağmen, petrol ofis bayiliğini resmi şekilde devretmediği, gerekli muvafakatı vermediğinin toplanan delillerle anlaşıldığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, 300.000.000.TL.nın dava tarihinden itibaren % 30 yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyada bulunan 5.11.1992 tarihli satış sözleşmesine, davalının bu sözleşme altındaki imzayı inkar etmiş bulunmasına ve satış sözleşmesinde bedelin nakit ve peşin olarak alındığının yazılı olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı cevap dilekçesinde ve istiçvabında petrol ofisini devri ve teslimi sırasında davacıya ofiste bulunan yağ, yağ filtresi, kayış v.b. Emtiaları da teslim ettiğini, davacının bunları satarak nakde çevirdiğini, davacının petrol ofisini işlettiği döneme ait vergi, elektrik, telefon gibi borçlarını da kendisinin ödediğini, dava konusu 300.000.000.TL.nın hava parası olduğunu bildirerek bu malzeme ve giderlerin bedellerinin saptanmasını istemiştir. Dinlenilen sözleşme tanığı Mevlüt ...'da davalının teslim sırasında ofiste bulunan malzemeleri davacıya teslim ettiğini bildirmiştir. Buna karşılık davacı petrol ofisini geri devrinde kendisinin de emtialar verdiğini ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece yapılacak iş tarafların petrol ofisini birbirlerine devirleri sırasında teslim ettikleri emtialar bakımından delillerini ibraz etmelerine imkan tanımak ve gerekirse sözleşme tanıklarının tamamı da dinlenilmek suretiyle tarafların alacaklı oldukları miktarların belirlenip sonucuna uygun bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda 1 nci bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına taktir edilen 6.000.000.TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 29.01.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy