(818 S. K. m. 104) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar 1- Davacı vekili, dava konusu bono bedelinin müvekkilinin ortağı olduğu Sayo A.Ş.ne ait çeklerle ödendiğini iddia etmiş ise de, ilgili bankalara yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar ekindeki çeklerin fotokopilerinden Sayo A.Ş. ait çeklerin doğrudan doğruya davalıya geçmemiş olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, bu çeklerin davaya konu senede yönelik olarak verildiği kabul edilemez ise de, davacı vekilinin 1.4.1996 tarihli dilekçesinin (A) fıkrasında bildirdiği, 44.000.000.TL. lık ve 57.874.000.TL. bedelli çeklerin kim tarafından verilip kime ödendikleri hususu araştırılarak dava konusu bonoya karşılık olarak ödenip ödenmediği konusu üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- İcra takip talepnamesinde asıl alacağa işlemiş faizde katılarak toplam alacak üzerinden takipten sonrası içinde geçmiş günler faizine faiz talep edilmiş olması ve BK.nun 104/son maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda mahkemece asıl alacak tutarı üzerinden takip tarihinden sonra faiz yürütülmesine olanak sağlayacak şekilde hüküm kurulması gerekir.
Anılan yasa hükmüne aykırı düşecek şekilde yazılı olduğu gibi karar verilmesi de doğru değildir.
3- İİK. nun 72/4. maddesi hükmü ile açılan davanın alacaklı lehine sonuçlanması hususu dikkate alınmak suretiyle bir düzenlemeye gidilmiş ve alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararının karşılanması amaçlanmıştır.
Somut olayda mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de, bu karar icra dosyasında infaz edilmemiş ve alacaklının alacağına geç ulaşması gibi bir durumda söz konusu olmamıştır. O halde, belirtilen bu yön dikkate alınmaksızın davalı alacaklı lehine %40 tazminata hükmolunması da isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda 1-2-3 ncü bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 16.04.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy