(2004 S. K. m. 67) (743 S. K. m. 169)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılardan K. A., S. B. arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi yapıldığını, davalı şirketin müşterek borçlu ve müteselsil kefil, diğer davalıların ek kart hamili olduğunu, kredi kartı ile yapılan harcamanın çekilen ihtarnameye rağmen ödenmemesi sebebiyle davalılar aleyhine icra takibine geçildiğini, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı S. B. hakkında ki davanın reddine, H. B.'ın itirazının kısmen iptali ile 29.964.448.TL. ile bunu takip tarihinden başlayacak %375 faizinden sorumlu olacak şekilde icra takibinin devamına, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile icra dosyasında icra takip tarihi itibariyle 29.964.448.TL. asıl alacak ile 17.479.261.TL. işlemiş faiz ve gider vergisi masrafları olmak üzere toplam 48.720.220.TL. üzerinden takibin devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davalılardan H. B.'a usulüne uygun şekilde ihtarın yapılmamış olduğu gözetilerek icra takibi ile temerrüde düştüğünün kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında akdedilen kredi kartı ve çek hesabı sözleşmesi fotokopisinden davalılardan H. B. ile S. B.'ın ek kart hamili olarak işbu sözleşmeye imza koydukları anlaşılmakta ve dava dilekçesinde de bu husus açıkça dile getirilmektedir. Bu nedenle davacı bankadan anılan sözleşmenin okunaklı bir örneğinin ibrazı istenilerek adı geçen davalılardan S. B.'ın ek kart hamili olduğunun saptanması halinde bu davalının kendi yaptığı harcamalardan sorumlu olacağı düşünülerek bu sıfatla olayda MK. nun 169. maddesinin uygulama yeri bulunmadığının kabulü gerekir. Öte yandan davalı S. B.'ın ek kart hamili olduğunun belirlenmesi ile davaya konu alacağı teşkil eden harcama belgeleri üzerinde gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu davalının kendi harcamaları ile sorumlu tutulacağı miktarın saptanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 13.05.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy