(6762 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki gereğince davacının bir takım bakkaliye eşyası ile bunlara ait faturaları da 25.1.1991 tarihinde iadeli taahhütlü mektupla davalıya gönderdiğini, davalının fatura içeriğine T.T.K.'nun 23. maddesine göre süresinde itiraz etmediğini ve mal bedelini ödemediğinden mal-fatura bedeli olan 61.001.625. TL.'nın ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap vermemiş, bilirkişi raporuna verdiği cevapta faturaların müvekkilinin eşine 25.1.1991 tarihinde iadeli taahhütlü tebliğ edilmesinin usule uygun olmadığını, müvekkilinin süresi içinde faturalara karşı vergi dairesine itirazda bulunduğunu, malların müvekkiline teslim edilmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya ve bilirkişi raporuna göre, davacının bir kısım bakkaliye eşyalarını davalıya gönderip fatura düzenlediği ve bu faturayı da davalıya tebliğ ettirdiği, davalının ise bu faturaya karşı süresi içinde T.T.K.'nun 23. maddesine uygun bir şekilde itiraz etmediği, faturaların teslim fişlerindeki mallarla uygunluk sağladığı ve davacının ticari defterlerine de kayıtlandığı, davalının ise malları almadığı veya bedelini ödediğine dair delil sunmadığından davanın kabulü ile 61.001.626. TL.'nın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, davacının davalıya satıp teslim ettiğini öne sürdüğü emtianın teslim edildiğine ilişkin belgeler altındaki imzanın 26.12.1994 tarihli oturumda müvekkiline ait olduğunu davalı vekili açıklamış olup, böylece dava konusu malların davalıya teslim edildiğinin anlaşılmasına, bu mallara ilişkin faturaların ise aynı işyeri adresinde davalının kocası Mustafa ... tebliğ davalının, faturaların içeriğine vakıf olduğunun bu faturalara yönelik olarak maliyeye yaptıkları şikayetten anlaşılmasına ve T.T.K.'nun 23. maddesi hükmüne göre ise faturalara yönelik olmak üzere davacıya ilettikleri bir itirazlarının söz konusu olmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.10.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy