(3226 S. K. m. 13) (2918 S. K. m. 3, 85)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı şirket vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde, davalı vek. Av. gelmiş, davacı adına kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyada mevcut Finansal Kiralama Sözleşmesine göre, trafikte davalı ... adına kayıtlı bulunan ve olaya karışan aracın 19.2.1992 tarihinde diğer davalılar Mehmet ile Osman Ulusaloğlu'na Finansal Kiralama Kanunu Hükümlerine göre 48 ay için kiralandığı anlaşılmaktadır. Teoride Leasing işlemi olarak da adlandırılan bu yasadaki kiralama hükmüne göre, finansal kiralama şirketi tarafından asgari 4 yıl süreli ve kararlaştırılan finansal kira bedeli karşılığında, finansal kiralamayı kabul edene kira konusu malın ekonomik kullanımını bırakan bir sözleşmedir (M.4). Yasanın 13. maddesinde de, kiracının sözleşme süresince finansal kiralama konusu malın zilyedi olup, sözleşmenin amacına uygun olarak her türlü yararlanmayı elde etme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Yasanın bu ve diğer tüm hükümleri göz önünde tutulduğunda, sözleşme konusu olan malın mülkiyet hakkı ile ekonomik işe yararlığını birbirinden ayırmak amacının güdüldüğü böylece, malın mülkiyeti kiralayanda kalmış olmasına karşın, kullanım ve ekonomik işe yararlılığının kiracıya devredildiği anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla, kira konusu malın kullanımı ve getireceği yararlar kiracıya devredilmiş bulunmaktadır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişinin işlenen olduğu belirtilmiş, ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu kanıtlanırsa bu kimsenin de işleten sayılacağı öngörülmüştür. Aynı Yasanın 85. maddesinde de, araçların neden olduğu zararlardan aracı işletenin ağırlaştırılmış sorumluluk kurallarına göre yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, davalı şirketin zarar verici olaya karışan aracı olaydan önce ve bir özel kiralama niteliği taşıyan Finansal Kiralama Kanunu hükümlerine göre diğer davalılar Mehmet ile Osman
'na uzun süreli olarak kiraladığı, anlaşılmaktadır. Hal böyle olduğuna göre, dosyadaki delil ve belgeler de gözetilerek, davalı şirket aleyhindeki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, diğer davalılarla birlikte tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması ve aleyhine yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı ... Finansal Kiralama A.Ş. yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı ... A.Ş. yararına takdir edilen 9.000.000.TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine 06.05.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy