(2004 S. K. m. 195, 206, 207) (818 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılanması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verlien hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkili şirketin müflis şirket iflas masasına bildirdiği alacağın 169.845.006.540.TL.'lık kısmının iflas idaresince reddedildiğini, alacağın yabancı para alacağı olduğunu, BK.nun 83. maddesi uyarınca yabancı para olarak kaydı gerektiğini ileri sürerek 4.469.135 DM.'nin masaya kayıt ve kabulüne, fiili tahsil tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi vekili cevabında; davacı tarafça bildirilen döviz alacağının iflas tarihi itibariyle Türk Parası'na çevrilerek masaya kaydedildiğini, yabancı paranın aynen kaydının alacaklılar arasında eşitsizlik yaratacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı tarafça iflas masasına bildirilen alacağın iflas tarihi itibariyle Türk parasına çevrilerek masaya kaydedildiği, yabancı paranın aynen kaydının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 195. maddesinde, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği hükme bağlanmıştır. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasifinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacaklarının aynı paraya (Türk Lirası'na) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan iflas hukukunun bu prensibini de zedeler. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklılar İİK.nun 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde yabancı para alacakları lehine kanun da öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan Türk Parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelir. Bu sonuç ise, her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK.nun 207. maddesine aykırılık teşkil eder.
Mahkemece bu ilkeler gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün (ONANMASINA), 8.5.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy