(2004 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkilinin alacağının 26.12.1995 tarihinde tamamen ödendiğinden bahisle pay ayrılmadığını, müvekkilinin alacağı nafaka alacağı olması nedeniyle imtiyazlı olduğunu, öncelikle ödeme yapılması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mercii Hakimliğince, borçluya ait taşınmazın 26.12.1995 tarihinde satıldığını ve davacıya ödeme yapıldığı bu tarihten sonra biriken nafaka alacağının satış bedelinden talep edilemeyeceği, satış tarihi itibariyle mevcut alacak üzerinden ödeme yapılmasının doğru olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ilama bağlanmış nafaka alacağına dayanarak yaptığı takip sonucu borçluya ait, 5, 19 ve 17 parsel sayılı taşınmazları haczetmiştir. Bu taşınmazların 5 ve 19 parsel sayılı olanlar 4.12.1995 tarihinde alacağa mahsuben davacı Fadime Koyun tarafından satın alınmıştır. 17 parsel sayılı taşınmaz ise 20.5.1996 tarihinde satılarak paraya çevrilmiştir. Davacı bu taşınmaz üzerinde haczi bulunduğunu, işleyen nafaka alacağı için de pay ayrılması gerektiğini ileri sürerek sıra cetveline itiraz etmiştir.
Nafaka ilamına dayanan alacaklı, önceden takip yapmadan ilk hacze iştirak edebilir (İİK. nun mad.101/3). İştirak talebinde bulunması gereken süre ise paranın vezneye girmesine kadardır. Diğer bir anlatımla nafaka ilamına dayanan alacaklı, paranın vezneye girmesine kadar iştirak talebinde bulunması gerekir. Somut olayda 17 parsel sayılı taşınmaz alacağa mahsuben satın alındığından sıra cetveli düzenleninceye kadar iştirak talebinde bulunmak mümkündür.
Davacı alacaklının aynı takip dosyasından işleyen nafaka ilamını takibe koymasına ve iştirak talebinde bulunmasına yasal yönden bir engel bulunmamaktadır. Davacı 28.2.1996 tarihinde 1994/711 sayılı dosyaya müzekkere yazılarak haciz konulmasını ve paranın dosyaya celbini talep etmiştir. Bu talep 17 parsel sayılı taşınmaza konulan ilk hacze iştirak talebinde olduğundan paylaştırmada nazara alınmalıdır. Ancak iştirak edebilecek nafaka alacağı satış tarihine (20.5.1996) kadar aylık olarak hesaplanacak nafaka alacağı olup, satış tarihinden sonra işleyecek nafaka alacağına pay ayrılmaması mümkün değildir. Bu durumda davacının ilk hacze iştirak edebilecek ve öncelikle ödenecek alacağı saptandıktan ve bu pay davacıya ayrıldıktan sonra kalan bakiyenin haciz tarihlerine göre alacaklar arasında paylaştırılması gerekir. Mercii Hakimliğince bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcını istek halinde iadesine, 25.09.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy