(2004 S. K. m. 158)
Dava: Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahillerden F. vekilince temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı şirket temsilcisi, un üretimi yapan ve pazarlayan şirketin mali sıkıntı nedeniyle fabrika arsası ve binasını sattığını, bir şahıstan bina kiralanarak üretime devam edilmişse de borçlarını ödeyemez hale düştüklerini, şirketin varlığının % 50`sinden fazlasının elden çıktığını ileri sürerek ... Un Gıda A.Ş.`nin doğrudan iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahale talebinde bulunan F., M., F. ve C. iflas talebinin haklı olmadığını, bilançoda alacaklı gözüken bazı şahısların gerçek alacaklı olmadıklarını yapılan takipleri sonuçsuz bırakmak için iflas talebinde bulunulduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı şirketin aktifinin pasifinin % 47`sinin karşılandığının bilirkişi raporu ile saptandığı gerekçesiyle davacı şirketin iflasına karar verilmiş, hüküm müdahil F. vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ... Un Gıda San. A.Ş. aktifinin pasifini karşılamadığını ileri sürerek, doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini istemiştir. Anonim Ortaklıklarda aksine bir hüküm yoksa ortaklığın iflasını isteme yetkisi temsile yetkili olan yönetim kuruluna aittir ( Atalay, Oğuz: Anonim Şirketlerin İflası, İzmir 1996, s. 66; Pekcanıtez, Hakan: Anonim Ortaklıkların İflası; Ankara 1991, s. 37 ). Bu nedenle yönetim kurulunun şirketin iflasının isteneceğine ilişkin bir kararı olması gerekir.
Somut olayda ise yönetim kurulunun bu yönde bir kararı bulunmadığı gibi, 21.2.1995 tarihli 1995/1 sayılı kararda da şirketin iflasının isteneceği konusu kararlaştırılmamıştır. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Diğer taraftan bilirkişi raporunda şirketin 36.750.000.000 TL. borcu olduğu belirtilmiştir. Bu borcun ticari defterlerde yer alıp almadığı açıklanmamıştır. Bu nedenle muhtelif şahıslara olan borçlanmaların ticari defterlerde yer alıp almadığı üzerinde durularak bu konuda bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra şirketin aciz içinde bulunup bulunmadığının tebiti gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi de kabul şekli itibariyle isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 25.9.1997 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy