(743 S. K. m. 853, 857)
Dava:Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, borçluya ait aracın 19.12.1996 tarihinde haczedildiğini, aracın satışından sonra satış bedelinin davalı bankanın alacaklı olduğu dosyaya ödenmesine karar verildiğini, bu kararın hatalı olduğunu, davalı banka lehine tesis olunan rehnin geçersiz olduğunu, sözleşmede tarih bulunmadığını, geçersiz bu sözleşmeye göre satış bedelinin davalıya ödenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek satış bedelinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mercii Hakimliğince, aracın davacı alacaklı tarafından 19.12.1996 tarihinde haczedildiği, aynı aracın 6.11.1996 tarihinde davalı bankaya rehnedildiğinin trafik kaydından anlaşıldığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Satışa ve bedeli paylaşıma konu araç 12.11.1996 tarihli kredi sözleşmesinin teminatı olmak üzere ...bank A.Ş.ne rehnedilmiş ve rehnedenin kefili üçüncü bir kişiye yediemin olarak teslim edilmiştir. Bu şekilde rehin sözleşmesi M.K.nun 853. maddesine uygun olarak kurulmuştur. Zira M.K.nun 853. maddesi, menkul rehnini kurabilmesi için aracın zilyedliğinin alacaklıya devrini yeterli görmekte, ayrıca bunun üzerindeki gizli egemenliğin alacaklıya geçmiş olması koşulunu aramamaktadır. Bu nedenle alacaklı, rehin konusu aracın doğrudan veya dolaylı zilyedi olabilmektedir. Rehinli alacaklının dolaylı zilyed olması halinde rehin konusu araç alacaklı dışında bir başkasının fiili egemenliği altında bulunmakta, alacaklı zilyedliğini bu kişi aracılığı ile sürdürmektedir. Somut olayda da rehinli alacaklı banka adına araç üzerindeki zilyedliği yediemin İ. D. devam ettirdiğinden rehin sözleşmesinin yasal koşulları bulunmaktadır. Rehin konusu aracın rehin verene rehin hakkını sona erdirmek üzere kesin olarak geri verildiği veya rehinli alacaklının rızası ile borçlunun eline geçtiği kanıtlanamadığından, rehinli alacaklı bankanın satışa konu araç üzerindeki rehin hakkı devam etmektedir. Her ne kadar aracın trafik kaydına konulan rehin şerhi M.K.nun 853. maddesi uyarınca rehin hakkının varlığı için tek başına yeterli değilse de rehin sözleşmesi M.K.nun 853. maddesine uygun düzenlendiğinden ve M.K.nun 857. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden rehin hakkına öncelik verilmesi isabetlidir. Davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, 9.10.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy