(3226 S. K. m. 7, 16, 17) (6762 S. K. m. 1269) (743 S. K. m. 2, 169) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılardan A. H. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalılardan A. H. arasında akdedilen 23.7.1993 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile davalıya muhtelif ekipman kiralandığını, diğer davalının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalıların sözleşmeden doğan 238.594.385-TL. sigorta prim borcu ve faizini ödemediklerini, yapılan takibe itiraz ettiklerini Finansal Kiralama Kanununun 17/2 maddesine göre sigort primlerini ödeme borcunun kiracıya yüklendiğini ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında; asıl borçlu davalı A.'ın eşi olan A.'ün hakim izni olmadan imzaladığı kefalet sözleşmesinin bu davalıyı bağlamayacağını, davacının yaptırdığı sigorta işlemine gerek bulunmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre 3226 sayılı Kanunun 16. maddesi uyarınca davacının kira konusu emtiayı sigorta ettirme mükellefiyeti olduğu, TTK.'nun 1269. maddesi uyarınca da menfaati bulunduğu, asıl borçlunun eşi olan davalı A.'ün kefaletinin MK.nun 169. maddesi uyarınca geçersiz olduğu gerekçesiyle davalı A. H.'nün itirazının iptaline takibin 89.035.794-TL. üzerinden devamına, 35.614.318-TL. icra inkar tazminatının bu davalıdan tahsiline, davalı A. hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı A. H. vekilince temyiz edilmiştir.
Finansal Kiralama Sözleşmesinin süresi Finansal Kiralama Kanununun 7. maddesi de gözetilmek suretiyle 4 yıl olarak kararlaştırılmıştır. Finansal Kiralama Kanununun 17. maddesine göre Finansal Kiralama konusu mal, kiralayan şirketin mülkiyetindedir. Kiralayan şirket, mülkiyeti kendisine ait olan finansal kiralama konusu malı sözleşme süresince sigorta ettirmek zorundadır. Sigorta primlerinin ödenmesi kiracıya aittir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesinde de sigorta primlerinin kiracı tarafından ödeneceği belirtilmiştir. Gerek Kanunun 17. maddesi ve gerekse sözleşmenin 12. maddesi uyarınca 4 yıl süreyle davacı finansal kiralama konusu malı sigorta ettirecek, sigorta primlerini ise davalı kiracı ödeyecektir. Kiralayan şirket sigorta işlemini yaptırırken primlerin normal ölçüde olmasına özen göstermelidir. Aksi halde kiracı MK.'nun 2. maddesi uyarınca davacının hakkını kötüye kullandığını ileri sürebilir. Somut olayda ise sigorta primleri gözetildiğinde davacının MK.nun 2. maddesine aykırı hareket ettiği kabul edilemez. Mahkemece bu yönler gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün (ONANMASINA), vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 20.000.000- TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan A. Hüsnü'den alınarak davacıya ödenmesine, onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy