(818 S. K. m. 117, 195, 202, 204) (1086 S. K. m. 76)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde, davacı vek. Av. Hamdi Yaşaman gelmiş, davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, canlı hayvan ithali işi ile iştigal eden müvekkili şirketin 500 baş kesimlik hayvan ithali için Bakanlık heyetini davalının hayvan toplama merkezine götürdüğünü numaralandıran hayvanların ithali için Demirbank A.Ş.'den 281.250-Dolarlık akreditif açıldığını, akreditifin hayvanların yüklenmesinden 60 gün sonra 20.9.1993 tarihinde ödenecek şekilde düzenlendiğini, davalı tarafından tren ile gönderilen malların Halkalı gümrüğüne girmeden kontrolden geçirildiğini ve insan sağlığına zararlı oranda hormonlu olduğunun tespit edildiğini, durumun davalıya bildirildiğini, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca hayvanların mahrecine iadesine karar verildiğini, davalı, hayvanları insan sağlığına uygun bir biçimde teslim etmediğinden akreditifin sebepsiz kaldığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, akde aykırılık nedeniyle açılan akreditifin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, akreditifin iptali için amir banka ve muhabir bankaya da husumet yöneltilmesi gerektiğini, akreditif ilişkisinin satıcı ve alıcı arasındaki temel ilişkiden soyut bir nitelik taşıması nedeniyle temel ilişkideki geçersizlik ve aksaklıkların hiçbir şekilde akreditif ilişkisini etkileyemeyeceğini, akreditifin iptalini gerektiren hata, hile, ikrah, gabin veya ehliyetsizlik gibi bir nedene dayanılmadığından akreditifin iptaline yönelik talebin dinlenemeyeceğini, malların ayıplı olduğunu iddia eden davacının sözleşmenin feshi veya semenin tenzili davası açmadığından sözleşmenin bütün hükümleriyle yürürlükte olduğunu, muhabir banka akreditif bedelini ödediğinden bu davanın konusuz kaldığını, hayvanlar yüklenmeden alınan hayvan sağlık belgesinde sağlıklı olduklarının ve hormon içeren maddelerle beslenmediklerinin belirtildiğini, malların alındığı, Slovak şirketinin Türkiye'ye gönderdiği veteriner hekim ve uzmanın tahlil yaptırma talebinin Bakanlık yetkililerince reddedildiğini, bu nedenle Türkiye'de yapılan tahlilin yeterli delil kabul edilemeyeceğini, taşıma sırasında verilen yiyecekler nedeniyle de hormon seviyesinin yükselebileceğini, BK'nun 195. maddesi uyarınca hayvan alım satımında satıcı yazılı olarak kefalet etmedikçe yahut alıcıyı iğfal etmiş olmadıkça ayıpların tekeffül edildiğinin kabul olunamayacağını, davacı, hayvanları yabancı bir ülkeye sattığından BK'nun 204/2. maddesine göre ayıp sebebiyle satımı fesih hakkının düştüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre akreditifte 400 sayılı broşür hükümlerinin uygulanacağı belirtilmediğinden, bu broşür hükümlerinin olayda uygulanmayacağı, satım konusu malların davacı tarafından Kapıkule'de teslim alınıp, İstanbul'a getirildiği ve 3.şahıslara satıldığı, bu işlemleri vesaik teslimi yapılmadan yerine getirilemeyeceği, vesaik teslimi ile davacının mülkiyeti iktisap ettiği, olayda mallar 3.kişiye satıldığından BK'nun 117. maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından gönderilen canlı hayvanlardan alınan numuneler üzerinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Etlik Hayvan Hastalıkları Araştırma Enstitüsü'nce yapılan analizde hayvanların hormonlu olduğu tespit edilmiş ve Gümrük Veteriner Hekimliğince Halkalı Giriş Gümrük Müdürlüğüne gönderilen 5.8.1993 tarihli yazıda hayvanların mahrece iadesi gerektiği belirtilmiştir. Davacı hormonlu olması nedeniyle ithaline izin verilmeyen malların bedelinden dolayı borçlu bulunmadığını ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Bir davada ileri sürülen maddi olguların hukuki nitelendirmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir (HUMK. mad.76). Satışla ilgili belgelerde hormonsuz olacağı belirtilen hayvanların hormonlu çıkması nedeniyle ayıplı bu malların Türkiye'ye ithaline izin verilmemiştir. Ayıba karşı tekeffülden alıcı yararına bazı haklar doğar (BK. mad.202). Alıcı dilerse satımın feshini, dilerse satış parasından indirim yapılmasını, yahut ta misli eşya satımında satılanın ayıptan ari olarak misli ile değiştirilmesini isteyebilir. Davacının sözleşmeden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ve akreditif iptaline yönelik talebi, sözleşmeden dönmeye yönelik bir taleptir Bu durumda malın muayene edildiği yerin davacı tarafın iddia ettiği gibi Halkalı olması halinde ayıp ihbarı davalıya süresinde bildirildiği ve davacının Lübnan'a satışı yapılan malın satış bedelini davalıya iade etmekle yükümlü olduğu hususu da gözetilerek bir hüküm tesisi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 20.000.000 TL. duruşma vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy