(1086 S. K. m. 440)
Dava: Davacı MCS Officina Mercanica SPA vek. Av. A. Dinçer ile davalı İ. Sönmez Tekstil San. ve Tic. AŞ. vek. Av. Mehmet Akış arasında görülen dava hakkında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 11.12.1996 gün ve 400-475 sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 27.6.1997 gün ve 2771-6704 sayılı ilamına karşı davalı şirket vekilince süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, açılan akreditif bedelinin tamamının mı, yoksa %80'lik kısmının mı teyidli olduğu noktasında toplanmaktadır.
Dosyada mevcut akreditif metninde davacının davalıya gönderdiği 8.3.1994 tarihli faturada ve muhabir bankanın mahkemeye hitaben yazdığı 12.11.1996 tarihli yazıda, akreditifin teyidli olduğu vurgulanmıştır. Davacının akreditifin %80'inin teyid edildiği yolundaki iddiası, davacı tarafından teyid bankasına hitaben yazılan 17.2.1994 tarihli yazıya dayanmakta ise de, bu yazının teyid bankasına ulaşıp ulaşmadığı anlaşılamadığı gibi, yazı içeriğinden, anılan yazının malın sigorta edilmesi nedeni ile sigorta şirketine verilmek amacı ile istendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu 17.2.1994 tarihli yazının tarafları bağlayıcı olup olmadığı, teyidli akreditifin teyid oranlarını değiştirip değiştirmeyeceği üzerinde durulmamıştır.
Akreditifin teyid edilmesi halinde, muhabir banka bu teyid nedeniyle akreditif alacaklısının (satıcının) borçlusu durumuna girer. Bir başka deyişle teyidli akreditifle, usulüne uygun olan belgeler karşılığı ödeme yapmayı, teyid bankası da ayrıca taahhüt etmekte ve bu suretle taahhüt altına girmektedir. Teyid bankasının lehdara karşı yükümlülüğü mücerret bir borç ikrarı niteliğinde olup, davacı satıcının öncelikle teyid bankasına başvurması zorunlu olup alacağın teyid bankasından tahsil edilememesi halinde alıcı (davalıya) başvurabilir.
Mahkemece yapılacak iş teyidli akreditifin teyid oranının değiştirilip değiştirilmediği, değiştirilmiş ise bu değişikliğin, kimler arasında geçerli olacağı hususları üzerinde durularak, gerektiğinde konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna uygun bir karar vermekten ibaret olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken ilamda yazılı gerekçe ile kararın onandığı anlaşıldığından davalı vekilinin HUMK' nun 440. maddesine uygun bulunan karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 27.6.1997 tarih 1997/2771 Esas, 1997/6704 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile peşin alınan red karar harcının istek halinde iadesine 21.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy