(2004 S. K. m. 142) (743 S. K. m. 853)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davalılardan B. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, borçluya ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde 1. sırada yer alan müvekkili bankaya 275.000.000 TL pay ayrıldığını, müvekkilinin rehin sözleşmesi ile teminat altına alınan alacağının rehinle sınırlı olmayıp, faiz ve diğer fer`ileri de kapsadığını, tüm alacak için pay ayrılması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı banka lehine tesis edilen menkul rehninin asıl alacakla beraber faiz ve diğer fer'ileri de kapsadığı, bu nedenle davacıya tüm alacağı için öncelikle pay ayrılacağı gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı B. vekilince temyiz edilmiştir.
Satışa ve bedeli paylaşma konu araç 29.12.1993 tarihli rehin sözleşmesi ile davacı banka lehine rehnedilmiştir. Menkul rehninde güvence altına alınmak istenen alacağın rehnin kurulması sırasında para olarak miktarının belirtilmesi zorunluluğu yoktur. Kanunda özel bir düzenleme olmamakla beraber menkul rehninde de alacağın ve fer`ilerinin teminata bağlı azami miktarının ne olacağının taraflarca kararlaştırılabileceği bilimsel görüşlerde ve yargısal içtihatlarda kabul edilmektedir. (Cansel, E. Türk Menkul Rehni Hukuk, C. 1 1967, sh. 156, Tekinay, S.S. Menkul Mülkiyeti ve Sınırlı Ayni Haklar 1994, sh. 139, 12. HD. 22.3.1994, 164 (3359, 19. HD. 6.6.1995, 4389-4999).
Bu nedenle, davacı banka ile borçlu arasında düzenlenen rehin sözleşmesinin 1. maddesinde rehin doğmuş ve doğacak borçların teminatı olmak üzere 275.000.000 TL ile sınırlandırıldığının kabulü gerekir. Bu durumda davacı banka limit fazlası alacağı için ayrıca haciz yoluyla takip yaparak satışa konu aracı haczettirmediği sürece limit fazlası alacağı için pay ayrılamaz. Davacı banka limit fazlası alacağı için takibe geçip aracı haczettirmiş ise de, bu haciz davalıların haczinden sonraki bir tarihi taşıdığından limit fazlası olacağı için davalılardan sonra yer alması gerekir. İptali istenen 30.11.1994 tarihli sıra cetvelinde davacı bankaya yukarıdaki ilkeler doğrultusunda pay ayrıldığından sıra cetveli usul ve yasaya uygundur. Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 06.03.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy