(2004 S. K. m. 138, 140)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, Mersin 3. İcra Müdürlüğünce düzenlenen 28.2.1994 tarihli sıra cetveline yapılan itirazlar sonucu sıra cetvelinin iptal edildiğini ve iptal kararının kesinleştiğini, kesinleşen karara göre davacının alacaklı olduğu 1991/306 sayılı dosyaya 1. sırada yer verilmesi gerekirken, 1990/5282 sayılı dosyanın 1. sıraya alınmasının, bu dosya için satış tarihinden sonra faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek 13.5.1997 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kesinleşmiş karara göre düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olmadığını, sıra cetvelinin düzenlendiği tarihteki alacak miktarına göre pay ayrılması gerektiğini belirterek şikayetin reddini savunmuştur.
Mercii Hakimliğince iddia, savunma ve toplanan delillere göre sıra cetvelinin ilk haczin konulduğu 1990/5282 sayılı dosyadan düzenlenmesinde usulsüzlük bulunmadığı, davalının, alacağın miktarına yönelik itirazda, mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Satışa ve bedeli paylaşıma konu taşınmazlar üzerinde davalı alacaklının 1990/5282 sayılı dosyadan uyguladığı 14.12.1990 tarihli ihtiyati haciz 28.12.1990 tarihinde kesin hacze dönüşmüş, davacının alacaklı olduğu 1991/306 sayılı dosyadan 11.1.1991 tarihinde konulan ihtiyati haciz 25.1.1991 tarihinde kesin hacze dönüşmüştür. Bu durumda sıra cetvelinin ilk kesin haczi uygulayan 1990/5282 sayılı dosyadan düzenlenmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Borçluya ait malların satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde bir sıra cetveli düzenlenir (İİK. mad. 140/1). Sıra cetveli düzenlenirken ilk önce haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları ilgilendiren masraflar satış tutarından alınır ve artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde alacakları nisbetinde alacaklılara paylaştırılır (İİK. mad. 138/2). Paylaştırma yapılırken sıra cetvelinde yer alan bir alacaklıya ödenmesi gereken faiz İcra Müdürlüğünce hesaplanacaktır. İcra Müdürlüğünün takip hukuku ile ilgili bu işlemine karşı yapılan itirazda İcra Tetkik Mercii görevlidir. Mercii Hakimliğince davalının alacağına yürütülen faizle ilgili itirazda mahkemenin görevli olduğuna ilişkin gerekçesi isabetli değildir. İİK.nun 138/2. maddesinde belirtilen "işlemiş faizler"den maksat mahcuz malın satışına kadar olan faizlerdir. Bu nedenle davalının alacağına satış tarihine (17.12.1992) kadar faiz yürütülmesi gerekirken, 31.3.1997 tarihine kadar faiz yürütülmesi anılan yasa hükmüne aykırıdır. Mercii Hakimliğince bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 4.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy