(743 S. K. m. 766, 766/A) (2004 S. K. m. 235)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan M. S. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkili bankaya 171.447.400.- TL. ayrıldığını, banka lehine tesis edilen ipoteğin kesin borç ipoteği olduğunu, bu nedenle faiz ve masraflarla birlikte oluşan tüm alacak için pay ayrılması gerektiğini ileri sürerek alacağın 20.000 DM olarak dikkate alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. S. vekili cevabında, davacı banka lehine tesis edilen ipoteğin faizsiz olduğunu, bankanın daha önce tebliğ edilen mükellefiyet listesine itiraz etmediğini, davacıya ipotek akit tablosunda belirtilen miktar kadar pay ayrılmasının doğru olduğunu savunarak davanın
reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı bankanın 1.166.160.000.TL. alacağı bulunduğu, tüm alacağa karşı ipoteğin yürürlükte olduğu gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı Muzaffer Sezgin vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı banka ile borçlu arasında düzenlenen borçlanma sözleşmesinin 17. maddesine göre taşınmaz üzerinde 171.449.400.- TL'lık ipotek tesis edilmiştir. İpotekli borç miktarı 171.449.400.- TL. olarak kabul edildiğinden taraflar arasındaki ilişki sonucu daha fazla borç doğmuş ve bu husus sözleşme ile yüklenilmiş olsa bile gayrimenkulun sorumlu olduğu miktar kararlaştırılan miktardır. İpotek kesin borç ipoteği olup faizsiz olduğu kararlaştırılmış olsa bile borçlunun temerrüde düşürülmüşse alacaklı faiz isteyebilir. MK'nun 766-a maddesine uygun olarak kurulmuş bir ipotek olmadığından davacının yabancı para alacağının tamamından ipotekli taşınmazın sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece borçlunun temerrüde düşürülüp düşürülmediği araştırılarak, temerrüde düşürülmüşse 171.449.400.- TL.
alacağın satış tarihine kadar işleyecek faiziyle birlikte davacı bankaya ayrılmasına, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 4.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy