(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit ve istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. Aziz Serdar ile davalı vek. Av. Namık Yıldız'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davacıların temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili, davalı banka ile kredi ilişkisi içerisinde bulunan müvekkillerinin kredi borçlarını Vakıflar Bankası İzmir Kordon Şubesi kanalıyla aktardıkları 8.000.000.000.TL. ile ödediklerini, buna rağmen davalı bankanın kendilerinin borçlu olduklarını ileri sürerek kredinin teminatı olarak verilmiş olan çekleri de iade etmediğini belirterek müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tesbitine, karşılıksız kalan çeklerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili, 9.7.1997 tarihli dilekçesiyle de yapılan takipler nedeniyle müvekkillerinin ödeme yapmak zorunda kaldıklarını bildirerek davalarına 10.872.000.000.TL. üzerinden istirdat davası olarak devam edilmesini ve %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı şirkete diğer davacının ve dava dışı Ersan Şen'in müteselsil kefaletleriyle senet karşılığı kredi ve teminat mektubu kredisi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini ve borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı alınmasıyla da iş bu davanın açıldığını, davacının göndermiş olduğu 8.000.000.000.TL.nın borçlu hesabına alacak kaydedildiğini, davacının 30.4.1997 tarihinde 7.911.153.250.TL.lık kredi kullandığını, bu kredi ile de müvekkili bankadan 101.000 DM. satın alıp, döviz hesabında bulunan miktarı da buna eklemek suretiyle 123.000 DM.ın dava dışı Polisaç Metal San. Tic. Ltd. Şti. hesabına yatırıldığını, söz konusu teminat çeklerinin geri verilmesinin mümkün olmadığı gibi esasen bu çeklerinde karşılıksız çıktığını savunarak davanın reddine, %40'dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davalı bankanın dava tarihi itibariyle 15.5.1997 tarihinden sonraki faiz ve fer'ileri hariç olmak üzere toplam 8.236.557.605.TL. alacaklı olduğu, ayrıca da meri olan teminat mektupları nedeniyle de 3.776.856.800.TL. riskinin bulunduğunun, ödeme nedeniyle davacıların davalı bankadan alacaklı olmadıklarının anlaşıldığı gerekçeleri ile sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekili, davacı tarafın temyizine karşı düzenlediği cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, davacıların temyiz dilekçesi davalı vekiline 8.12.1997 tarihinde tebliğ edilmiş, temyize cevap dilekçesinin ise HUMK.nun 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra, 19.12.1997 tarihinde verilmiş olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun ayrıntılı inceleme sonucu düzenlendiğinin ve yeterli olduğunun anlaşılmasına, dosyada bulunan ve davacı yanca imzaları inkar edilmeyen belgelerin ise davalı banka vekilinin savunmasını doğrular nitelikte bulunmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 inci bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 nci bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 20.000.000.TL. duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, davalının peşin harcının istek halinde iadesine, 27.03.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy