(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili,müvekkili şirketin Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulunun kararı gereğince T.C. Başbakanlık Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı idaresine vekaleten hareket eden davalı bankadan orta vadeli yatırım kredisi kullandığını, ancak davalı bankanın itfa tablosuna göre ödemeler yapılmadığı gerekçesi ile hesabı kat edip müvekkili şirket ve kefil Yılmaz G.. aleyhine takipler yaptığını müvekkili şirketin yatırımı gerçekleştiğini,% 25'nden faydalanması gerektiğini, davalı bankanın müvekkilini bu haktan yararlandırılmadığını kendi edimini yerine getirmeyen bankanın müvekkili aleyhine takip yapmasının doğru olmadığını yapılacak hesaplama sonucu davasının cüzi miktarda bir alacağı çıkacağını belirterek müvekkili aleyhine takip yapmasının doğru olmadığını yapılacak hesaplama sonucu davalının cüzi miktarda bir alacağı çıkacağını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin ödeme planına göre kredi taksidini ödemeyip temerrüde düştüğünü, hesabın bu nedenle kat edilip ihtarname keşide edildiğini, sonuç alınamaması nedeniyle de takibe geçildiğini, davacının aynı zamanda süresinde yatırımını da tamamlamadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 15.10.1996 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda davacı şirketin 10.2.1987 tarihli yatırım kredi sözleşmesinden dolayı 12.9.1989 tarihi itibarıyla 50.355.889.590 TL borçlu olmayıp 10.526.000.000.TL ana para, 14.012.720.000. TL faiz olmak üzere toplam 24.538.720.000 TL borçlu bulunduğunun tesbitine, fazla istemin davacı aleyhine yapılan icra takibinin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Mahkemece 15.10.1996 tarihli bilirkişi ek raporu hükme esas alınmış ise de, getirtilen Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesinin 1989/957 Esas, 1991/121 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde davalı bankanın aynı kredi ilişkisine dayalı olarak sözleşmenin kefili Yılmaz G... aleyhine anılan dosya ile itirazın iptali davası açıldığı ve aynı borç ilişkisi sebebiyle açılan bu davada alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak verilen hükmün kesinleşmiş bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle söz konusu raporların görülmekte olan davada da güçlü delil teşkil edeceği kuşkusuzdur.
O halde kredi kefili hakkındaki kesinleşen bu dosya içeriği ve bu dosyada alınan bilirkişi raporları da dikkate alınmalıdır.
Öte yandan mahkemece alınan bilirkişi raporları kendi içerlerinde farklı sonuçlar içerdiği gibi Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesinin 1989/957 Esas sayılı dosyasında alınan raporlarda ve Ankara 5. İcra Tetkik Mercii Hakimliğinin 1994/674 Esas sayılı dosyasında alınan raporlarda tamamen farklı sonuçlar içermektedir.
Bu durumda sözleşme hükümleri ve aynı farklılıklara da giderecek şekilde konusunda uzman yeni bilirkişi kurulundan ayrıntılı rapor alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine 04.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy