(2004 S. K. m. 20, 142) (743 S. K. m. 853, 857)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, borçlu .... Gıda Ltd.Şti.ne ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin davalı .... Bankası A.Ş.ne ve As Tavuk Ltd.Şti.ne ödenmesine karar verildiğini, .... Bankası lehine tesis edilen rehin sözleşmesinin geçersiz olduğunu, 1996/926 sayılı dosyadan başlatılan takibin muvazaalı olduğunu, borçlunun muvafakatı üzerine konulan hacizde İİK. nun 20. maddesinin gözetilmesi gerekirken gözetilmediğini, 1997/325 sayılı dosya alacaklısının alacağını kanıtlaması gerektiğini, aracın trafik kaydına konulan haczin geçersiz olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı As Tavukçuluk Ltd.Şti. vekili, borçlu şirketle tavuk eti satışı nedeniyle ticari ilişkide bulunduğunu, müvekkilinin fiili haciz tarihinin 1.2.1997 olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı .... Bankası A.Ş. vekili cevabında, yasaya uygun olarak rehin sözleşmesi kurulduğunu ve rehinli aracın yediemine teslim edildiğini, aracın yedieminde olmadığı sırada haciz konulmasının rehin hakkını ortadan kaldırmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, .... Bankası lehine tesis edilen rehin kanuna uygun olduğunu, bu nedenle rehin hakkı sahibinin önceliği bulunduğu, haciz tarihlerine göre düzenlenen sıra cetvelinde usulsüzlük olmadığı, davacının 1996/926 sayılı dosyadaki alacağın muvazaalı olduğunu ileri sürmüş ise de, bunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı İİK. nun 142. maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz etmiştir. Sıra cetveline itiraz davalarında ödenecek harç miktarı yasada açıkça gösterilmediğinden ve bu dava alacaklı ile borçlu arasında gerçek anlamda bir eda davası niteliğinde olmadığından, harcın maktu olarak alınması gerekir. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması da bu yöndedir (11.H.D., 8.2.1988, 5894/605; 19.H.D., 4.11.1993, 7756/7251; 19.H.D. 9.3.1995 2454/2927). Mahkemece nispi harca hükmedilerek eksik ödenen harcın tamamlanması için 7 günlük muhtıra gönderilmesi ve süresinde harç tamamlanmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddi isabetsizdir. Bu nedenle mahkemenin 19.2.1998 tarih ve 1997/78-102 sayılı kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiş ve davacının temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
1- Satışa ve bedeli paylaşıma konu araç, borçlu tarafından .... Bankasına rehnedilmiş, banka da rehinli bu aracı rehnedenin kefili üçüncü bir kişiye yediemin olarak teslim etmiştir. Rehin sözleşmesi M.K. nun 853. maddesine uygun bir şekilde kurulmuştur. Zira M.K. nun 853. maddesi menkul rehnin de kurulabilmesi için aracın zilyedliğinin alacaklıya devrini yeterli görmekte, ayrıca bunun üzerindeki gizli egemenliğini alacaklıya geçmiş olması koşulunu aramamaktadır. Bu nedenle alacaklı, rehin konusu aracın doğrudan veya dolaylı zilyedi olabilmektedir. Rehinli alacaklının dolaylı zilyed olması halinde rehin konusu araç alacaklı dışında bir başkasının fiili egemenliği altında bulunmakta, alacaklı zilyedliğini bu kişi aracılığı ile sürdürmektedir. Somut olayda da rehinli alacaklı banka adına araç üzerindeki zilyedliği Ramazan .... devam ettirdiğinden rehin sözleşmesinin yasal koşulları bulunmaktadır. Rehin konusu aracın rehinli alacaklı tarafından rehin verene rehin hakkını sona erdirmek üzere kesin olarak geri verildiği veya rehinli alacaklının rızası ile borçlunun eline geçtiği kanıtlanamadığından rehinli alacaklı bankanın satışa konu araç üzerindeki rehin hakkı devam etmektedir. Olayda M.K.nun 857. maddesindeki koşullar bulunmadığından, davacının .... Bankasının rehin hakkına yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacı alacaklı .... .... Ltd.Şti.nin araç üzerinde fiili haczi bulunmadığını ileri sürerek sıra cetveline itiraz etmiştir. Aracın trafik kaydına konulan haciz geçerli olduğundan ve esasen sırasına itiraz edilen alacaklı .... .... Ltd.Şti. ne pay ayrılmadığından davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı sıra cetvelinde pay ayrılan alacaklı ..... Tavukçuluk Ltd.Şti.nin alacağı ve takibinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek sıra cetveline itiraz etmiştir. Bu tür davalarda ispat yükü davalı alacaklıdadır. O alacağının mevcudiyetini kanıtlamak zorundadır (11.HD 11.6.1990, 3713/4653; 19 HD, 20.10.1993, 7446/6816; 19 HD, 4.7.1995, 6193/6116). Davalıdan alacağını kanıtlayan delilleri sorulup toplanan deliller değerlendirilerek davalı .... Tavukçuluk Ltd.Şti.nin alacağının gerçek olup olmadığı araştırılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.04.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy