(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde, davalı vek. Av. Y.D. gelmiş, davacı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle kesinleşen Isparta Ağır Ceza Mahkemesinin 1995/103 Esas 1997/56 Karar sayılı Kararı ve bu dosyada alınan bilirkişi raporları ile davaya konu bonoda tahrifat yapılmış olduğunun sabit bulunmasına TTK. nun 690. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 588. maddesinde Poliçe bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunur hükmü belirtilmiş olup, somut olayda dava konusu bononun yazı ve rakamla gösterilen bedeller arasında fark bulunmamasına, Adli Tıp Kurumunun 21.3.1997 tarihli raporunda dava konusu senetteki miktar hanesinin rakamla belirtilen bölümün başındaki 1 rakamı ve sondaki 000 üç sıfır rakamının eklenerek sonradan eklenmiş olduğunun ve ayrıca ilave yapılan kalem ile evvelce boş bırakılan kısma bir defada Birmilyar yediyüz yirmibeş milyon yazılarak senedin son şekline dönüştürüldüğünün açıkça bildirilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Davalı Isparta 1. İcra Müdürlüğünün 1995/1991 sayılı dosyasında davaya konu 31.12.1993 vadeli 1.725.000.000 TL bedelli bonoya istinaden 525.000.000 TL alacak için takip yapmıştır. Bu durumda mahkemece takibe konu edilen 525.000.000 TL. lık alacak üzerinden İİK. nun 72. maddesi hükmü gereğince kötü niyet tazminatına hükmetmek gerekirken bono bedeli 1.725.000.000 TL üzerinden hesaplanan tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte gösterilen nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 14.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy