(2675 S. K. m. 43/1, 44/1b, 45)
Dava: Taraflar arasındaki tenfiz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat O. K. ile davalı vekili avukat O. M. S.nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde öldüğü anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ile 31.10.1995 tarihinde hayvan derisi alım satım sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının anlaşmaya aykırı davrandığını, sözleşmeye göre müvekkilinin deri, Post ve Deri Tüccarları Birliği Ltd. Şti.ne başvurarak 24.9.1996 tarihli hakem kararı aldığını, kararın tenfizi için tüm şartların yerine getirildiğini ileri sürerek 24.9.1996 tarihli hakem kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, tenfizi istenen hakem kararında kesinleşme şartı bulunmadığını, müvekkiline gelen tebligatlar İngilizce olması nedeniyle içeriğini anlamadığını, müvekkilinin davacı şirketle hukuki ilişkisi bulunmadığını, sözleşme tarihinde müvekkiline deri gönderilmediğini, gönderilmesi halinde almaya hazır olduğunu, tenfiz şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasındaki sözleşmenin 23. maddesinde uyuşmazlık halinde uyuşmazlığın Uluslararası Tabakalar Konseyi ve Uluslararası Post ve Deri Tüccarları Odası'nca çözümleneceğinin hükme bağlandığı, davalının tebligata rağmen hakeme cevap vermediği ve kendisini temsil ettirmediği, hakem kararının davalıya tebliğ olunduğu halde itiraz edilmediğinden 21.10.1996 tarihinde kesinleştiği, tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle hakem kararının tenfizine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, yabancı hakem kararının tenfizini talep etmiştir. Yabancı hakem kararlarının Türkiye'de tenfizinin istenebilmesi için o kararın usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyetini kazanmış olması gerekir (2675 sayılı MÖHUK mad.43/1 ve 44/1-B). Bu koşulun bulunmaması halinde tenfiz talebinin reddedileceği MÖHUK' nin 45. maddesinin (i) bendinde hükme bağlanmıştır. Tenfiz talebinin reddini gerektiren diğer sebepler de MÖHUK' nin 45. maddesinde sayılmıştır. Somut olayda tenfiz talebinin reddini gerektiren sebeplerin bulunmadığının kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Zira davacı tarafça hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazandığı, kamu düzenimize aykırı olmadığı, savunma hakkının kısıtlanmadığı, tahkim şartının geçerli olduğu, tebligatlarda usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmaktadır. New York Sözleşmesi'ne Türkiye ve hakem kararının verildiği İngiltere taraf olduğundan karşılık şartının bulunduğunun kabulünde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilerek yabancı hakem kararının tenfizine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 30.000.000 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 17.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy