(1086 S. K. m. 297) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kâğıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat N. B. ile davalı vekili avukat A. A. gelmiş olmalarıyla, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 7.000.000.000 TL'lik bir senede dayanarak takip yaptığını, okuma-yazması olmayan davacınn imzasının imtiyaz heyeti ile iki atnık tarafından onaylanmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, davacının gelini olan davalının eşinin düzensiz hayat sürmesi üzerine davacıdan bir tarla istediğini, davacının da tarla sattığından kendisine 500.000.000 TL vereceğini söylediğini, davalının tarla satılıncaya kadar 500.000.000 TL'lik bir senet itediğini, davacının 1993 yılında davalının getirdiği senedi imzaladığını, ancak bu senedin daha sonra 7.00.000.000 TL olarak takibe konuldğunu, hile ile alınan HUMK'nin 297. maddesindeki koşulları taşımayan senedin geçersiz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya takibe konu senetten dolayı borçlu bulunmadğının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının imza ile işlem yaptığını, iddianın gerçek dışı olduğunu, senetteki imzanın davacıya ait bulunduğunu, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre dava konusu senedin zorunlu unurlarının bulunduğu, davacı okuma-yazma bilmediğini iddia etmişse de, Tapu Sicil Müdürlüğü'ne ait resmi senedi okudum yazarak imzalayan davacının bu iddiasının geçerli olmadığı, davacının hile iddiasını ve esasa ilişkin ididasını kanıtlamayadığı gerekçesiyle daanın reddine karar verilmiş Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu senedin tanzim tarihi 17.5.1993, vadesi 11.7.1996, borçlusu davalı O. O. lehdarı A. O. olup, senedin bedeli 7.000.000.000 TL'dir Davalı bu senedin taksi plakalı aracın ve bir arsanın satışı sonucu elde edilen paranın davacıya geçmesi ve ziynetlerinin karşılığı olarak verildiğini beyan etmiştir. Davalı taksi plakalı araçla ilgili iddiasının belgelendirememiş arsa ile ilgili elde edilen kamulaştırma bedelinin 519.000.000 TL olduğu, bu parada davalının da hisse sahibi olduğu dosyaya gelen cevaplardan anlaşılmıştır.
Senedin tanzim tarihi ile vadesi arasında üç yıldan fazla zaman bulunması, tahsil edilen kamulaştırma bedeli ve taksi plakalı araçla ilgili iddianın belgelendirilmemiş olması karşısında tarafların akrabalık durumları da gözetildiğinde, 7.000.000.000 TL7lik senedin gerçek bir borcu yansıntamadığınn kabulü gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilerek davacının kabulünde olan 500.000.000 TL haricinde dvacının davalıya borçlu olmadığınn tespitine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunann davacı yararına takdir edilen 30.000.000 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.3.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy