(2004 S. K. m. 68)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket eliyle hisse senedi alım-satımı yaptığını, davalının keşide ettiği ihtarnameyle cari hesap ekstresi ile son hesap durumunun bildirildiğini, yaptırılan tespit sonucu davalının 1.610.826.577. TL. fazla komisyon tahakkuk ettirdiğinin anlaşıldığını, talebe rağmen ödenmediğini iddia ederek 1.610.826.577. TL. ve bu işlemler nedeniyle oluşan zararına mahsuben 25.000.000. TL'nin ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin davacının verdiği yetkiye istinaden davacı adına hisse senedi alım-satımı yaptığını, menkul kıymet alım satımındaki uygulama ve yönetmelik gereği hisse senedi alımı yapan müşterinin hisse senedi bedelini aracı kuruma ertesi gün saat 14.00-15.00 arası yatırmak zorunda olup, davacının satın aldırdığı hisse senedi bedellerini ertesi gün yatırmadığını, bu durumda müvekkili şirket tarafından davacı adına ödenen meblağ cari hesaba borç olarak kaydedilip, bu meblağın ödendiği güne kadar tüm menkul kıymetler aracı kurumlarınca uygulanan faiz oranı kadar bu süreye isabet eden miktarın davacının hesabına borç yazıldığını, davacının da bildiği ve kabullendiği hiçbir zaman ihtilaf konusu olmayan bu meblağın tarafların şifahi anlaşmaları gereği tuttukları hesaplara göre komisyon adı altında borç kaydedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davacıdan 1.610.826.577. TL. fazla komisyon ücreti alındığı, hisse senetleri bedellerinin davacı tarafından genellikle süresinde ödenmediği, bu nedenle bilirkişilerce 551.829.353. TL. faiz tahakkuk ettirildiği, bu işlemler nedeni ile davalı şirketin faiz alması ve faiz uygulaması haklı olmamakla birlikte davacı vekilinin bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasını istediği, bunun davalı yararına kazanılmış hak oluşturduğu ve davalının faiz alacağı mahsup edilmek suretiyle bakiye alacağın tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile 1.058.997.224. TL'nin dava tarihinden itibaren % 30 ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan 25.000.000. TL'nin ise davacının bu işlemler nedeniyle bu konuda bir zararı bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.05.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy