(2004 S. K. m. 72) (1163 S. K. m. 17) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin SS... Yapı Kooperatifinin üyesi olduğunu, müvekkilinin Türk asıllı Yunan vatandaşı olduğu için konut kredisinden faydalanamayacağını, bu nedenle kredi için müracaat etmediğini, ancak diğer üyelerle arasındaki aidat farkını kapatmak içinde fazla aidat ödediğini, müvekkilinin haricen davalı bankaya kredi borcu olduğunu öğrendiğini, durumun bankadan sorulup bunun doğru olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin kooperatiften ayrılan Eşref ... ve A.Bülent ... yerine üye olduğunu kredi talebinin ilk üye olan Eşref ... tarafından yapıldığını ve işlemlerin bu kişi adına yürütüldüğünü belirterek müvekkilinin davalı bankaya kredi borcu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı kredi sözleşmesinin dava dışı kooperatif ile müvekkil arasında imzalandığını, taraflar arasında hukuki bir ilişki olmadığını, davanın dava dışı kooperatife açılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; kooperatifin ilk kuruluşunda üye olan dava dışı Eşref ...ın üyeliğini yine dava dışı A.Bülent ...a devrettiği, kredinin de bu kişinin üyeliği sırasında kullanıldığı, davacının üyeliği adı geçen A.Bülent ...dan devraldığı ve kooperatif karar defterinin 26. sayfasında üyeliğe kabul edildiğinin belirtildiği, kooperatifin ferdileştirme işleminin yapılması aşamasında borç dağıtım listesinin 9. sayfasında kredi borcundan devir aldığı üyeliği sebebiyle sorumlu olduğu, davalı bankadan alınan kredinin, içinde davacının konutunun da bulunduğu kooperatifin inşaatında kullanıldığı, davacının yaptığı fazla ödemenin davacı ile kooperatifi ilgilendirdiği, davacının talep edilen kredi ve eklerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı üyenin dava dışı kooperatif tarafından, davalı bankadan alınan krediden yasal olarak sorumlu tutulabilmesi, söz konusu kredinin kendisinden önceki üyenin zamanında alınıp kullanılmış olması koşuluna ve üye olmasından sonra alınan krediden sorumlu tutulabilmesi ise kredi başvuru belgelerinde imzasının bulunması koşuluna bağlıdır.
Dosyadaki belge fotokopileri, davacının üyelik hakkını ne zaman kazandığının ve söz konusu kredi yükümlülüğü altına girip girmediğinin belirlenmesi yönünden yeterli bilgileri içermediği gibi kooperatifin 2.3.1998 tarihli yazısında, davacının 24.9.1993 tarihinde üyeliğe kabul edildiği bildirildiği halde 28.4.1991 tarihli 10840 Y.nolu düzenleme tutanağında kura çekilenler arasında davacının adının da bulunması; keza kooperatifin 2.3.1998 tarihli yazısında kredinin, üyeliği davacıya devreden A.Bülent ... adına alınıp kullanıldığı bildirildiği halde 19.4.1989 tarihli kredi talep formunda A.Bülent ...dan önceki üye Eşref ...ın isim ve imzasının bulunması ve aynı zamanda davalı bankanın 4.2.1998 tarihli yazısında kredinin Eşref ... tarafından talep edildiğinin belirtilmesi gibi nedenlerle mevcut bilgiler arasında çelişkiler bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece uzman bilirkişi aracılığı ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davalı banka ile dava dışı kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılıp, değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli olmayan belge ve bilgilere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 14.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy