(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin vade farkı alacağını tahsil için giriştiği icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin merkezi Eskişehir'de olup, mahkemenin yetkisiz olduğunu, taraflar arasında vade farkı uygulanacağına dair sözlü veya yazılı bir anlaşma bulunmadığını, faturaya tek taraflı olarak eklenen %10 vade farkı ibaresi ile vade farkı talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı şirketin ödemelerini vade günlerini ihlal ederek yapmış olduğu, taraflar arasında satışların 30 gün vadeli olarak yapıldığı, bunun taraflarca kabul edildiği, faturalarda vadesinde ödenmeyen bedellere aylık %10 vade farkı uygulanacağının yer aldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve borçlunun %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Faturalardaki, geç ödeme halinde aylık %10 vade farkı alınacağına ilişkin kayda yasal süresi içinde davalı tarafça itiraz edilmediğinden vade farkı alacağına ilişkin itirazın iptaline karar verilmesinde ve alacağın likit bulunması nedeniyle borçlunun itirazın da haksızlığına karar verilen kısım üzerinden İİK. nun 67/2. maddesi gereğince alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmolunmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Geç ödeme halinde uygulanan vade farkı alacağı temerrütle birlikte sona erip, bu tarihten sonra ancak faiz istenebileceğinden, mahkemece takip tarihine kadar aylık %10 vade farkı takipten tarihinden sonra ise reeskont faizi oranında temerrüt faizi uygulanacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, fatura tarihinden itibaren aylık %10 faize olanak sağlayacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 05.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy