(818 S. K. m. 96) (1086 S. K. m. 292)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne karşılık davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı karşılık davacılar vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Halit Kemal ... ve Av. İlhan ... ile davalı vek. Av. Nursen ...in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... İnşaat A.Ş. arasında lisans ve danışmanlık sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmelere göre belirli kozmetik ürünlerin, Henkel teknolojisi altında üretim ve pazarlama yetkisinin ... A.Ş.ne verildiğini, ithalatçı firmanın ise diğer davalı ... Tüketim A.Ş. olduğunu, davalılardan ... Holding A.Ş.nin sözleşme konusu malların bedellerinin tam olarak ödenmesini teminat altına almak üzere harici garanti mektubu verdiğini, malların bedelinden, ... A.Ş.adına fatura düzenlenen ithalatçı ... Tüketim A.Ş. ve harici garanti mektubu veren ... Holding A.Ş. nin sorumlu olduğunu, malların bedelinin taşıma seneti tarihinden itibaren 180 gün sonra ödenmesi gerekirken ödenmediğini, sözleşmeyi ihlal eden davalı ... A.Ş.ne ihlali gidermesi için 2.8.1995 tarihli ihtarname ile 30 gün süre verildiğini, ihtarlara rağmen davalıların ödeme yapmadığını ileri sürerek (763.464,90 DM) nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, davacının alacak iddiasının dayanağı olan lisans sözleşmesi ve danışmanlık sözleşmesinde, uyuşmazlığın Zürih Ticaret Odasında görüleceğine dair tahkim şartı bulunduğunu, bu nedenle genel mahkemelerde dava açılamayacağını, sözleşmelerde feshi ihbar süresinin (60) gün olarak kabul edildiğini, (30) gün süre verilerek sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, ... Holding A.Ş.nin verdiği garantinin geçerliliğinin tartışmalı bulunduğunu, faizle ilgili talebin yanlış ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiş, karşı davasında müvekkili ... A.Ş. ile davacı arasında distribütörlük anlaşması bulunduğunu, anlaşmaya göre 1984 yılından beri müvekkilinin davacının ürünlerini ithal edip pazarladığını, bunun için yatırımlar yaptığını, sözleşmenin haksız olarak feshi sonucu müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek (1.128.500 DM)nin karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre karşı davacının tek satıcılık sözleşmesinin varlığını kanıtlayamadığı ithalatla ilgili belgeler yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığından ve davacının muvafakatı bulunmadığından tanık dinlenemeyeceği ve davacının dava tarihi itibariyle (731.744.50) DM alacağının sabit olduğu gerekçesiyle bu miktarın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının davalılardan tahsiline, (686.271,59) DM asıl alacağa dava tarihinden itibaren % 5,5 faiz yürütülmesine karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalılardan ... A.Ş. arasında 1986 tarihli Lisans ve 1995 tarihli Danışmanlık Sözleşmeleri aktedilmiştir. Davacı Henkel bu sözleşmeler ile ... A.Ş.ne sözleşme süresi boyunca ve sözleşmede öngörülen şartlar çerçevesinde ürünleri, Henkel teknolojisi altında üretme, başkalarına ürettirme ve satma hakkı veren, alt lisans verme hakkı olmaksızın, münhasır ve lisans bedeli (danışmanlık bedeli) doğuran lisans hakkı vermekte, ... A.Ş.de sözleşme ile bunu kabul etmektedir. Sözleşmelere göre Henkel net satış bedeli üzerinden % 3 lisans bedeli (danışmanlık sözleşmesine göre % 3 danışmanlık bedeli) alacaktır. Sözleşmelerde, Federal Almanya Cumhuriyeti Kanunlarının uygulanacağı, sözleşmenin ihlali ile ya da sözleşmeden doğan her türlü uyuşmazlığın taraflar arasında uzlaşı ile çözüleceği, uzlaşı ile çözüme ulaşılamaması halinde ise Zürih Ticaret Odasında geçerli olan kurallarına göre gerçekleştirilecek hakemlikte çözümleneceği hükümleri yer almıştır.
Dava konusu alacağın, davacı tarafından davalılardan ... Tüketim A.Ş.ne fatura edilen malların bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Danışmanlık ve lisans sözleşmesinde yer alan tahkim şartının, danışmanlık ve lisans ilişkisinden kaynaklanan bir uyuşmazlığın varlığı halinde uygulanacağı öngörülmüş bulunduğundan, dava konusu olan ve fatura edilen mal bedelinden kaynaklanan uyuşmazlığı kapsamadığının kabulü gerekir. Mahkemece davalıların tahkim itirazının kabul edilmemesinde bu nedenle bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı 2.8.1995 tarihli ihtarname ile muaccel fatura bedelinin ödenmediğini, otuz gün içinde ihlal giderilmezse sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını bildirmiştir. Mal bedeline ilişkin alacak yönünden danışmanlık ve lisans sözleşmesindeki ihlalin giderilmesi için öngörülen 60 günlük süre uygulansa bile davalılar 60 gün içinde ihlali giderdiklerini kanıtlayamadıklarından bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı ... A.Ş. davacı ile aralarında distribütörlük sözleşmesi bulunduğunu ileri sürmüşse de bu sözleşmenin varlığı usulen kanıtlanamamıştır.
Mahkemece tüm bu yönler göz önünde tutulup mevcut deliller değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında ve yazılı delil başlangıcı olduğu ileri sürülen Gümrük Beyannameleri ve diğer belgeler davacı yanca verilmiş bir belge niteliğinde olmadığından, distribütörlük sözleşmesine dayanan karşı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 65.000.000-TL. duruşma vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalı-karşı davacıdan alınmasına 21.12.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy