(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı atiye terk edilen talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tazminat isteminin ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Mustafa ... ile davalı vek. Av. Oktay ... 'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, dava dışı ... ile yine dava dışı ... şirketleri arasında bir inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu akdin teminatı için Arap Bankacılık A.Ş. tarafından teminat mektubu verildiğini, teminat mektubunu davalı bankanın garanti ettiğini ve kendilerinin de davalıya kefil olduklarını, dava dışı şirketler arasında çıkan ihtilaf nedeniyle Arap Bankası A.Ş.nin mektup bedelini davalıdan talep ettiğini ve davalı da kendilerine müracaat ile mektup bedelini talep ederek Tuba Gencer'e ait mevduatlara el koyduğunu iddia ederek mevduata el konmasının önlenilmesine, el koyma nedeniyle uğranılan 110.000.000.TL.lık zararın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, dava dışı Wug Bautraepe Gmbh şirketine davalıların kefaleti ile kredi kullandırıldığını, bu kredi çerçevesinde 10.7.1996 tarihli teminat mektubunun Arap Bankası A.Ş.ye verildiğini, bilahare kendilerinden mektup bedelinin talep edildiğini ve Almanya'daki hesaplarına tedbir konulduğunu ve Arap Bankası A.Ş. ile aralarında dava mevcut olduğunu, bu nedenle sözleşmenin 9. maddesi uyarınca kefillerin mevduatları üzerinde hapis hakkı kullandıklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada, davacılar vekili, Wug Bautraepe Gmbh ile Aws Schumacher Gmbh arasındaki sözleşmenin teminatı olarak Arap Bankası tarafından davalının garantörlüğü ile verilen teminat mektubunun haksız yere paraya çevrildiğini, bu nedenle davalının kendilerinden 2.215.000 DM. talep edemeyeceğini iddia ederek bu yönden davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların davalı bankanın kontra garanti ettiği teminat mektubunun kefilleri olduklarını, davalının teminat mektubu bedelini Arap Bankası A.Ş.ne ödediğini ve aralarındaki davanın devam ettiği, davacı ile davalı arasındaki kredi sözleşmesinin 9. maddesi hükmü uyarınca davalının kefillere ait mevduatı bloke etme hakkına sahip bulunduğu gerekçesiyle atiye terk edilen talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tazminat isteminin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı banka tarafından verilen kontrgarantinin içeriği ve kredi sözleşmesinin 9.maddesi hükmü uyarınca davalı bankanın, sözleşmenin kefili olan davacı tarafın mevduatını bloke etme hakkına sahip bulunduğu, dava dışı şirketlerin sözleşmelerinin teminatı olarak verilen ve banka tarafından kontrgaranti edilen teminat mektubu bedelinin Arap Bankasının istemesi üzerine tazmin edildiğinin, kontrgaranti sözleşmesi gereğince bedelden sorumlu olan davalı bankanın Almanya'daki mevduatlarına tedbir konulduğunun ve kontrgaranti riskinin devam ettiğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 30.000.000.TL. duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 26.04.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy