(2004 S. K. m. 285)
Dava: Taraflar arasındaki Konkordatonun tasdiki yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde alacaklılar ... Bankası, ...bank A.Ş. ve ... Factoring A.Ş üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Konkordato dürüst borçlular için tanınmış bir hukuki imkandır. İİK.nun 298.maddesinde bu koşul, konkordatonun tasdiki için varlığı zorunlu temel şartlar arasında sayılmıştır. Anılan hükme göre, konkordato teklif eden borçlunun alacaklıların zararına olarak doğruluk haricinde yahut pek büyük bir hiffetle hiçbir muamele yapmamış olması gerekir. Somut olayda konkordato talep eden borçluların senetli 233.240.000.000 TL borçları bulunduğu tespit edilmiştir. Borçlular, senette alacaklı olanlardan borç alıp şirketin borçlarını ödediklerini ileri sürmüşlerdir. Davacı borçlu Bilge ...nın şirketin 86.851.000.000 TL borcunu ödediği, diğer borçlunun da şirkette 3.333.189.863 TL borç para verdiği kayıtlarda belirtilmiştir. Bilge ...nın şirketin borcu için 1998 yılının beşinci ayında ödeme yaptığı, borç senetlerinin tanzim tarihlerinin büyük bir kısmının bu tarihten sonrasına ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu ödemenin tamamının senetler karşılığı alınan paradan karşılandığı kabul edilse dahi, 147.290.000.000 TL ve 103.500 Dolarlık senetlerin karşılığı alınan paraların nereye sarf edildiği açıklanamamaktadır. Sermaye artırımı için gerekli paranın borçlular tarafından karşılandığının kabulü halinde bile 93.805.137 TL ve 103.500 Doların haklı bir nedenle sarf edildiği kanıtlanamamıştır. Bu durumda borçlunun aktifinde yer alması gereken anılan meblağ ya aktifte gösterilmemiş ya da borçlanmalar gerçeği yansıtmamaktadır. Her iki halde borçlunun alacaklılar zararına hareket ettiği anlaşıldığından konkordatonun tasdiki için gerekli dürüstlük şartı gerçekleşmemiştir.
Mahkemece konkordato komiseri raporunda da işaret edilen bu yön gözetilmeden dürüstlük koşulunun oluştuğu gerekçesiyle konkordatonun tasdikine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan konkordatonun tasdiki için gerekli koşulların her bir borçlunun şahsında oluşması gerekir. Borçluların 1/2 hisse sahibi olduğu taşınmazların değerinin tamamının her bir borçlunun aktifinde dikkate alınması da isabetli değildir. Ayrıca borçluların, şirket borcu için bir kısım alacaklılar lehine tesis ettikleri ipotek, limit ipoteği olup, alacak miktarları limitten daha az olsa bile alacaklı bu limite kadar alacağını faiziyle birlikte tahsil edebileceğinden, taşınmazların toplam değerinden ipotek limitlerinin mahsubu sonucu bulunacak meblağın, aktifte dikkate alınması gerekirdi. Dava dışı şirket borçları için kredi kurumlarına ciro edilen senetlerde borçlular keşideci ise ve lehtar şirket tarafından rehin cirosu ile devredilmişse, borçlular yönünden bu alacak rehinle temin edilmiş alacak kabul edilemeyeceğinden, bu alacakların çoğunluk hesabında dikkate alınması gerekir. Bu yönler üzerinde durulmadan, eksik inceleme ile çoğunluk ve asgari ödeme şartının oluştuğuna ilişkin gerekçe de kabul şekli yönünden yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 02.12.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy