(556 S. KHK. m. 9) (818 S. K. m. 96, 106, 108)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. ile Davalı vekilinin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Taraflar arasındaki 5.3.1956 tarihindeki sözleşme ile kurulan tek satıcılık ilişkisi davalının 1.4.1997 tarihli feshi ihbarında öngörüldüğü 31.7.1997 tarihine kadar devam etmiştir. Bir kısım sözleşmelerde taraflardan birinin üç ay önceden ihbarda bulunarak anlaşmayı değiştirmek veya feshetmek istemedikçe sınırsız süre ile devam edeceği belirtilmiştir. Davalı da sözleşmenin bu hükmüne dayanarak 1.4.1997 tarihli ihbarında davacıya 31.7.1997 tarihine kadar süre tanıyarak feshi ihbarın bu tarihte yürürlüğe gireceğini bildirmiştir. Davalının sözleşmeye uygun olarak tanıdığı üç aylık sürenin sonunda sözleşme feshedildiğinden davacının fesihte öngörülen süreden dolayı tazminat isteminin reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2- Davacı kar kaybı haricinde 500.000 DM.ın müşteri tazminatı olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tek satıcılık sözleşmesinin haklı nedenle feshi haricinde sözleşmede öngörülen veya makul bir sürede feshi halinde müşteri çevresini kaybeden ve ekonomik bakımdan güç durumda kalan tek satıcının bu nedenle tazminat isteyebileceğine dair yasal bir düzenleme mevcut değildir. Ancak, öğreti (Tandoğan, Haluk; Borçlar Hukuku, Özel Borç ilişkileri C.I/1 İstanbul 1988, S.59,60;İşgüzar, Hasan; Tek satıcılık sözleşmesi Ankara 1989, S.177; Yavuz, Cevdet: Türk Borçlar Hukuku 1.Cilt İstanbul 1989 S.29; Tekinalp Ünal; Türk Hukukunda Acentenin Portföy Akçası Talebi, Prof. Dr. Ali Bozere Armağan, Ankara 1998, S:17) ve uygulamada (11.H.D, 25.12.1996, 6699/9192) bu konuda boşluk bulunduğu Portföy tazminatı istenebileceği kabul edilmektedir. Davacı ilk sözleşmenin yapıldığı 5.3.1956 tarihinden sözleşmenin feshedildiği 31.7.1997 tarihine kadar davalı firmanın ürettiği Drager marka tıp ürünlerini Türkiye pazarına tanıtarak bu markanın yayılmasına katkıda bulunmuştur. Bu şekilde müşteri çevresini tamamen veya önemli ölçüde genişleten tek satıcının sözleşmenin haklı bir neden haricinde sona erdirilmesi durumunda tek satıcıya münasip bir tazminat ödenmesi hakkaniyet gereğidir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, tek satıcı tarafından sağlanan müşteri çevresi göz önüne alınarak davacının talep edebileceği müşteri tazminatının miktarı yönünden konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 65.000.000-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy