(6762 S. K. m. 599) (1086 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılanması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan Gönül Yöntem vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı M Yöntem tarafından işletilen eczanenin teminatı olarak 1.500.000.000.- TL'lik bono verdiklerini, bilahare eczanenin kapatıldığını, senedin iadesi gerektiği halde iade olunmadığı, yasa dışı bir eylemin teminatı olarak verilen bononun bedeli bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı Gönül Yöntem savunmasında, dava konusu bononun davacıya elden verilen borç para karşılığı olarak alındığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarına göre bononun teminat olarak verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı G. Y.vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 290. maddesi gereğince senedin teminat olduğuna dair iddiaların yazılı bir delil ile ispatlanması gerektiğinden, bononun teminat olduğu yolundaki iddianın tanık dinlenmek suretiyle ispatı mümkün değildir. Böyle bir iddia aynı kuvvetteki delil ile ispat olunduğu takdirde TTK'nin 599. maddesine göre, hamilin borçlu zararına olmak üzere ve bile bile iktisap ettiğinin tanık ile kanıtlanması cihetine gidilebilir.
Sonut olayda, senedin teminat senedi olduğu iddiası usulen ve aynı kuvvette bir belge ile ispat edilemediğinden davanın reddi gerekirken, mahkemece tanık beyanna dayanılarak davanın kabulü ve bononun iptali doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı Gönül Yöntem yararına (BOZULMASINA) 1.5.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy