(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı karşılık davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davalı vekili, müvekkili aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazında ve davaya karşı düzenlendiği cevap dilekçesinde, icra takip talepnamesinde yer alan borca itiraz ederek bedeli dava konusu edilen çimentonun kendisine teslim edilmemiş olduğunu bildirmiş ise de 9.6.1997 tarihli ve aynı yer Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben düzenlenen dilekçesinde alacaklı şirkete karşı borçlu oldukları miktarı ödeyemediklerini beyan etmişlerdir. Bu beyanlarının yanı sıra davacı yan teslim olgusunu gerek ibraz edilen irsaliye örnekleri ve gerekse bu olgunun kanıtı olarak dinlettiği tanık ifadeleri ile kanıtlamış bulunduğundan bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davacının mevcut ticari ilişki sebebiyle davalıdan alacağının 1.729.167.600. TL olduğu, bu miktarın 1.024.000.000. TL'lik kısmının ihtiyati haciz tarihinden sonra, icra takip tarihinden önce ödenmiş olduğu, diğer bir ifade ile davacının bu ödemeden sonra 705.167.600. TL tutarında alacak üzerinden takibe girişmesi, hüküm yerinde de kabul edildiği gibi takipten önce temerrüt gerçekleşmediğinden, davalının icra takibine itirazının bu meblağ üzerinden iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına hükmedilmesi ve davalının cevap dilekçesinde talep ettiği kötü niyet tazminatı ile kabul red miktarı gözetilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy