(2004 S. K. m. 72, 150)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davalı, V... Bankası ile davacı Hasan ... arasında 7.6.1996 tarihinde (1.000.000.000 TL. tutarında) Bireysel Kredi ve Borçlanma sözleşmesi imzalandığı, borcun teminatı olarak davacının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde (1.500.000.000 TL. lık) ipotek tesis edildiği, kullanılan kredinin 104.951.306 TL tutarında 18 taksit halinde ödeneceği ve (12) taksidin ödenmiş olduğu hususları çekişme konusu değildir.
Davalı banka, Sincan 1.İcra Müdürlüğünün 1997/1654 sayılı dosyasında 24.12.1997 tarihinde (923.965.101 TL) alacağın %165 faizi ile birlikte tahsili için ilamsız takip, 1997/1655 sayılı icra dosyasında 1.500.000.000 TL tutarında, 1997/1656 sayılı icra dosyasında ise 500.000.000 TL alacak yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takiplerine girişmiştir.
Davacı, davalı bankaya 880.000.000 TL borçları olduğunu, girişilen icra takiplerinde talep edilen alacak kadar borçlu olmadığını belirterek icra takip dosyalarına itiraz etmiş ve ayrıca aynı nedenle menfi tespit davasını açarak adı geçen bankaya 2.043.695.000 TL borçlu olmadıklarının tespitini, haksız takip nedeniyle %40 tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip tarihi itibariyle banka alacağının 923.965.101 TL olduğunu, borç ödenince ipoteklerin kaldırılacağını, davacının bir zararı olmadığından tazminat istemeye hakkı olmadığını beyanla davanın reddini, 923.969.101 TL üzerinden %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve alınan bilirkişi raporu değerlendirilerek bankanın icra takip tarihi itibariyle 918.271.282 TL alacaklı olduğu, ipoteklerin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takiplerine itiraz üzerine bankanın itirazın iptali davası açmadığı hususlarına değinilerek 1997/1654 sayılı icra dosyası yönünden davacının 5.693.819 TL borçlu olmadığının tespitine, bu miktar üzerinden takibin iptaline 918.271.282 TL borçlu olduğunun tespitine, bu miktar üzerinden %40 tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı yanca ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen icra takiplerine vaki itiraz üzerine itirazın iptali davası açılmadığı gözetildiğinde bankanın anılan takipler yönünden kötü niyetli sayılmamasında ve sözleşmeye göre faizin %165 oranında belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.
2- İİK. nun 72.maddesine dayanılarak açılan menfi tespit davasında davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için, alınan ve uygulanan ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağın tahsilinin geciktirilmiş olması gerekir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde tazminata hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte belirtilen nedenle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 65.000.000 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy