(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı taraf davalı ile yapılan sözleşme gereği davalının göndereceği halıların bedeli olarak senetler verildiğini, davalının gönderdiği 39.150 DM tutarındaki halıların bedelinin 1.8.1998 tarihinde açtırılan akreditif ile Y.. Bankası kanalı ile ödendiğini, davalının verilmiş olan senetler karşılığı olan halıları göndermediğini, bu bonolardan ikisinin ödenmek zorunda kalındığını belirterek ödenen iki senet bedeli ile ilgili olarak istirdat davası açma hakları saklı kalmak üzere davalı elinde bulunan diğer iki senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, senetlerin iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bedeli akreditif açtırılarak ödenen bir alışveriş için ayrıca da teminat senedi verilmesinin mümkün olmadığını, bonoların teminat bonosu olmayıp bu iddianın yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini, taraflar arasındaki alışverişin 86.580 DM. tutarlı olup bu alacağın 39.150 DM.lık kısmı için akreditif açtırılması nedeniyle bu miktarlı fatura keşide edildiğini, 25.000 DM içinse davacının bonolar verdiğini, bakiyenin ise cari hesaba yansıtıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller alınan bilirkişi raporu ile davalının 39.150 DM.lık halı gönderdiği, bu bedelin de davacı tarafça ödenmiş olduğu gerekçeleri ile davacının Antalya 2. İcra Müdürlüğünün 1998/4206 sayılı dosyası ile takibe konulan her biri 7000 DM tutarlı iki adet senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, takip konusu 14.000 DM.lık senetlerin takip tarihindeki kur karşılığı 2.262.960.000.-TL.lık asıl alacak üzerinden % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı yan vermiş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki savunmalarında davacıya 86.580 DM.lık halı satıldığını, bunun 39.150 DM.lık kısmının açılan akreditifle ödendiğini kalan kısmın bir bölümü için de bonolar verilip bakiyenin de cari hesaba yansıtıldığını, akreditif bedelinin 39.150 DM tutarlı olması nedeniyle bu miktar tutarlı fatura kesildiğini bildirmiştir. Mahkemece anılan bu savunma üzerinde yeterince durulmadan yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru değildir.
Yapılacak iş taraflar arasındaki ticari ilişkinin toplam miktarının belirlenmesi tarafların kabullerinde olan 39.150 DM.lik akreditif tutarını aşan bir kısım bulunup bulunmadığının araştırılması ve bu yöne ilişkin taraf delilleri toplanarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy