(818 S. K. m. 133, 135)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili şirketin davadan 12/04/1989 tarihi itibariyle 4.721.627.135.-TL alacağı bulunduğunu, İstanbul Birinci İcra Müdürlüğünün 1989/4684 sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu, daha sonra davalı tarafından açılan menfi tesbit davasının 27/04/1994 tarihinde sonuçlandığını ve derecattan geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin faiziyle birlikte alacağının 23.387.836.195.-TL'na ulaştığını ileri sürerek bu miktarın davalıdan reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında taraflar arasında 06.01.1989 tarihinde ihracat işbirliği sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin açtığı menfi tesbit davası sonucunda sözleşmenin geçersizliğine karar verildiğini, bu durumda davacı alacağını ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bir yıl içinde isteyebileceğini, bu sürede istenmeyen alacağın zamanaşımına uğradığını, esasen alacağı da bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmelerin geçersiz olduğunun menfi tesbit davasında verilen kararla kesin hükme bağlandığı, menfi tesbit davasına verilen cevapla zamanaşımı kesilmişse de, temyize cevap verildiği 27.09.1994 tarihinden kararın onandığı 25.10.1995 tarihine kadar zamanaşımını kesen bir işlem yapılmadığından, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
23.387.836.195.-TL'nin tahsili amacıyla açılan davaya karşı süresinde cevap veren davalı, zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Davacı Ç.... A.Ş'nin İstanbul Birinci İcra Müdürlüğünün 1989/4684 sayılı dosyasından başlattığı icra takibi R.... A.Ş'nin itirazı üzerine durmuş ve R.... A.Ş söz konusu edilen alacak sebebiyle 21/04/1989 tarihinde menfi tesbit davası açmıştır. Ç.... A.Ş. vekili bu davaya verdiği cevabında alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Taraflar arasında görülen menfi tesbit davasında sözleşmenin geçersiz olduğunu kabul edilmek suretiyle karar tesis edilmiş bulunduğundan, taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler. BK.nun 133/2. maddesine göre alacaklının defi zımnında hakkını ileri sürmesi halinde de zamanaşımı kesilir. Davalının menfi tesbit davasına karşı düzenlediği cevapla zamanaşımı kesilmiş, Ç.... A.Ş.nin R.... A.Ş'den 4.721.627.135.-TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle R.... A.Ş'nin açtığı menfi tesbit davası 27/04/1994 tarihli kararla reddedilmiştir. BK.nun 135/2. maddesinde borcun bir senetle ikrar edilmiş olması veya bir hükümle sabit olması halinde yeniden işlemeye başlayacak zamanaşımı süresinin daima on sene olduğu hükme bağlanmıştır. Menfi tesbit davası sonunda, davalı Ç.... A.Ş'nin davacı R.... A.Ş'den alacaklı olduğu saptanarak söz konusu dava bu yönden reddedilmiş bulunduğundan borcun bir hüküm ile sabit olduğunun kabulü gerekir. Davacı 27.04.1994 tarihli karardan itibaren on yıl içinde bu davayı açtığından davalının zamanaşımı savunması reddedilerek işin esası incelenmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy