(743 S. K. m. 798)
Dava: Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankadan 5.897.000.000 TL'lik narenciye işletme kredisi, Gübre kredisi ilaç kredisi traktör kredisi ve nakit işletme kredisi kullandıklarını, 1997 yılı Şubat ayında meydana gelen don nedeniyle narenciye bahçesinde %92 oranında hasar meydana geldiğini 7.5.1997 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile zirai kredi borçlarının vadeden itibaren bir yıl süre ile faizsiz olarak ertelendiğini ertelenme sonrası borcun tamamını ödedikleri halde bankanın teminat olarak verilen ipotekleri kaldırmadığı gibi 5.684.000.000 TL'lik alacak için icra takibine geçtiğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacıya 26.6.1996 tarihli sözleşme ile yalnızca pamuk üretimi için zirai kredi kullandırıldığını, davacının borcunun erteleme kapsamında olmadığını, davacının hasarının narenciye ekilişinde olduğunu davacıya hiçbir şekilde narenciye işletme kredisi verilmediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Bakanlar Kurulu Kararına göre davacının kullandığı tarımsal kredinin erteleme kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bakanlar Kurulunun 24.10.1997 tarihli 23150 sayılı resmi gazetede yayınlanan 1997/10082 nolu kararı ile; 1997/9300 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı değiştirilmiş ve değişikliklerin 1.2.1997 tarihinden geçerli olacağı karar altına alınmıştır. 1997/10082 nolu karara göre, çiftçilerin kredi borcunun ertelenebilmesi için; tüm varlığının %40 oranında zarar görmesi veya zarar ürün başında ise kullanılan kredinin bu ürün için verilmiş olması gerekmektedir. Davacı Necati ...ın davalı bankadan kullandığı kredinin pamuk ekimi için verildiği ve zararının ise narenciye ürününde olduğu ve tüm mal varlığını kapsamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davacının zararının erteleme kapsamı dışında kaldığı gözetilerek davalı bankanın dava tarihi ile alacağının tespiti gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının reddine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy