(6762 S. K. m. 592, 690)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında 1.000.000.000-TL'lık senede dayanarak icra takibi yaptığını, takibe konu senedin teminat olarak sadece imzalanmak suretiyle boş olarak davalıya verildiğini, karşılıksız olduğunu iddia ederek senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre senedin, anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun yazılı delille kanıtlanamadığı ve hatırlatılan yemin teklif hakkını da davacı borçlunun kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alacağın dayanağını teşkil eden bononun davacı borçlu tarafından imzalanıp davalı alacaklıya boş olarak ve teminat amaçlı verilmiş olduğunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK.nun 690. maddesi yollamasıyla bonolarda da uygulanması gereken 592 nci maddesi gereğince açık bono düzenlenmesi mümkün olup, anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ispatı her ne kadar senette yazılı miktar kadar borçlu olmadığını iddia eden davacıya ait ise de, taraflar arasındaki halı ticareti ilişkisi ve davalının gerek ceza dosyasındaki beyanı ve gerekse davaya karşı vermiş olduğu cevap layihalarında teminat olarak senedi aldığını kabul ettiği gözetildiğinde, somut olayın özelliği itibariyle senette yazılı miktar kadar alacaklı olduğunun davalı yanca kanıtlanması gerekir. Mahkemece, bu yön üzerinde durulmadan ispat külfetinin davacı tarafta olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy