(743 S. K. m. 2, 4) (2499 S. K. m. 2) (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Yönetmeliği m. 57)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı hisse senetlerinin aynen iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşılık davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek. ile davalı-karşı davacı B.... A.Ş. vek.
ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı B...... A.Ş. nin Sermaye Piyasası İşlemleri yapan aracı kuruluş olduğunu, diğer davalının aracı kuruluşun acentası olarak çalıştığını, davalı acentanın davacının bilgisizliğinden ve deneyimsizliğinden yararlanarak 22.9.1994 tarihli alım satıma aracılık sözleşmesinin akdettiğini, acentanın temsilci sıfatıyla dahi sözleşme yapamayacağını, bu nedenle yapılan sözleşmenin geçerli sayılamayacağını, müvekkilinden geçersiz sözleşmeye dayanarak 7.710.000.000.-TL. nakit para ve (78 Lot) Otosan hisse senedi alındığını, 803 işlemden 791inde zararlı işlem yapıldığını, 27.6.1995 tarihi itibariyle 1.748.555.906.-TL. borç çıkarıldığını, yapılan işlemlere icazet verilmediğinden hisse senedi alım satımlarının hiçbiri geçerliliği bulunmadığını, müvekkilinden el yazısı ile alınan 22.9.1994 tarihli temsil yazısının tebliğ hükümlerinden başka vekalet ve temsile ilişkin Borçlar Kanunu hükümlerine aykırı olduğunu, bu nedenle bağlayıcı sayılamayacağını, esasen alım emri için temsilci atama yetkisi verilmediğini, alım emirlerindeki imzaların sıhhatinin araştırılması gerektiğini, (8) ve (19) nolu tebliğ hükümlerine aykırı davranan davalıların zararı giderme yükümünde olduklarını ileri sürerek (78 Lot) otosan hisse senedinin aynen teslimine, mümkün olmazsa 28.9.1994 tarihindeki rayiç değerinin faiziyle birlikte tahsiline, 7.710.000.000.-TL. nin davalıdan istirdadına, sözleşmenin geçersizliği kabul edilmezse 11.281.369.329.-TL zararın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı B........ A.Ş. vekili cevabında davacının, müvekkili aracı kuruluşun Ankara acentası olan diğer davalının hisse senedi alım-satım işlemi yapan müşterisi olduğunu, 22.9.1994 tarihinde davacının talebi üzerine alım satıma aracılık sözleşmesi imzalandığını, aynı tarihte davacının yazılı beyanla alım ve satım emirleri verme konusunda Kemal ....i yetkili kıldığını, yetkili temsilcinin acentaya verdiği alım ve satım emirleri doğrultusunda hisse senedi alım ve satım işlemleri yapıldığını, bu işlemlerden dolayı oluşan hisse senetlerinin bedeli ve alım-satım komisyonunu davacının ödemekle yükümlü bulunduğunu, davacının ödemeden kaçınması üzerine 25.6.1995 tarihli ihtarname keşide olunduğunu, ihtara rağmen ödeme yapılmadığından sözleşmenin 8.maddesi uyarınca davacıya ait menkul kıymetlerin satıldığını ve borcuna mahsup edildiğini, 7.7.1995 tarihi itibariyle davacının 281.482.781.-TL borcu kaldığını belirterek davanın reddini istemiş, karşı davasında 281.482.781.-TL. nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının imzasını taşıyan 19.6.1995 tarihli 270.000.000.-TL. tutarındaki tahsilat makbuzunda o tarihteki borcun 1.920.688.281.-TL. borç olduğunun belirtildiği, bu nedenle 19.6.1995 tarihine kadar ki tüm işlemlerin davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiğinin anlaşıldığı, 19.6.1995 tarihinden sonraki işlemlerde tahrifat bulunmadığı, davacının hisse senedi alım-satım işleminden dolayı davalı aracı kuruluştan 318.225.158.-TL. alacağı bulunduğu, aracılık sözleşmesine dayanarak 784 işlem yapıldığından sözleşmenin MK. nun 2 ve 4. maddeleri uyarınca geçerli olduğu gerekçesiyle 318.225.156.-TL. nin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı (karşı davalı) vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.
2- Bilirkişi kurulunun 30.9.1998 tarihli raporunda davacının icazet vermediği işlemler nedeniyle 18 kalem hisse senedinin 3.7.1995 tarihinde müşteri portföyünde bulunması gerektiği yolunda görüş bildirilmiştir. Müşterinin satış emrine aykırı olarak işlem yapan aracı kuruluş müşteri portföyünde bulunması gereken bu hisse senetlerinin bedelinden sorumludur. Ancak aracı kuruluşun, söz konusu işlemler sebebiyle alacaklı olduğu anlaşıldığından, İMKB Yönetmeliğinin 57. maddesi uyarınca işlem yapmak suretiyle paraya çevirme olanağına sahip bulunmaktadır. Bu nedenle aracı kuruluşun, ihtarname keşide ettiği 3.7.1995 tarihi itibariyle davacı portföyünde bulunması gereken hisse senetlerini paraya çevirmesi halinde 20.833.062.000.-TL. elde edeceği anlaşılmaktadır. Anılan miktarın davacı alacağı olarak değerlendirilmesi sonucu davacının toplam alacağının 1.305.511.004.-TL. olacağı bilirkişi kurulu raporu ile belirlenmiştir. Mahkemece bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-karşı davalı yararına takdir edilen 65.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak anılan tarafa ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy