(2004 S. K. m. 45, 72)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı vek. Av. ...gelmiş, sair taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı T... Ltd.Şti. ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve ayrıca teminat olarak aynı tarih bir taşınmazı üzerinde banka lehine 20.000.000.000.-TL. bedelli ipotek tesis edildiğini, kredi borçlusunun 10.000.000.000.-TL. kredi aldıktan sonra bankadan tekrar kredi aldığını, bu kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefaleti bulunmadığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine bir kısım borcun müvekkili tarafından ödendiğini, ödemelerin ikinci kredi borcuna mahsup edildiğini, bakiye 8.147.000.000.-TL için ilamsız icra takibine geçilmesi üzerine bu borcun da ödendiğini, bankanın ayrıca 20.000.000.000.-TL. üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiğini, bu takibin mükerrer olduğunu ileri sürerek müvekkilinin 1999/4635 s. dosyadan ve kefalet sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığının tesbitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının ilamsız icra takiplerine itiraz etmediğini, ipoteğin müşterinin bankaya olan bütün borçlarının karşılığını teşkil etmek üzere kurulduğunu, kefil hakkında takip yapılmasının İİK.nun 45. maddesine aykırı olmadığını belirterek davanın reddine, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının kendi kefaletinin teminatı olarak ipotek vermeyip, T... Ltd.Şti.'nin borcu için ipotek vermesi sebebiyle ipotek limiti dahilinde takip yapılmasının mümkün olduğu, kefaletten doğan sorumluluğun devam ettiği ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından geç ödemeye sebebiyet verilmediği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere ve özellikle ipotekli takip yasaya uygun olmadığından ve İcra Tetkik Mercii ödeme emrini iptal ettiğinden bu takibin durdurulması söz konusu olamayacağından davalının tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davalı banka ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte ipotek limiti 20.000.000.000.-TL ile ferilerinin tahsilini istemiştir. İpotek limit ipoteği olduğundan 20.000.000.000.-TL.nın ferilerinden sorumlu olmadığı belirtilerek hüküm kurulması gerekir. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) no.lu bentte açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 65.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istem halinde iadesine, 12.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy