(2004 S. K. m. 72/5) (6762 S. K. m. 688/5, 689/1)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- TTK'nın 688/5. maddesi hükmüne göre, bono kime veya kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadını ihtiva etmesi gerekir. oysa dava konusu senetlerde lehdarın ad ve soyadının yazılı olmadığı görülmektedir. Bu durumda TTK'nın 689/1. maddesine göre dava konusu belgeler kambiyo senedi niteliğini haiz bono olarak kabul edilemez. Açıklanan nedenlerle davalının kambiyo hukuku hükümlerinden yararlanarak alacak isteminde bulunmasına yasal olarak bulunmadığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İİK'nin 72/5. maddesi uyarınca alacaklının tazminata mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Somut olayda davalının icra takibine girişmekte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, davacı lehine %40 tazminata hükmedilmesi isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 2.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy