(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 1299)
Dava : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan Mehmet M. vekilince duruşmalı, diğer davalı İ... Sigorta A.Ş. vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.Hasan Tiftik ile davalı Mehmet M. vek. Av.Selami Yağcı'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Davacılardan Mehmet T. trafik kazasına karışan 34 JJM 34 plakalı aracın maliki, Erdoğan Ş. ise bu aracın sürücüdür. Malik Mehmet T.'un aracında meydana gelen zararı talep ettiği ve dava açtığı gözetilerek sürücü davacının davada aktif husumet ehliyetinin olmadığı göz önünde bulundurulmak suretiyle anılan davacı Erdoğan Ş.'ün açtığı davanın bu nedenle reddi gerekirken kabulünde isabet görülmemiştir.
2-Dinlenilen davalı tanıkları S. Ö. ve Abdullah Ö. olay anında davalı Emin Hakan M.'nın kullandığı takside yolcu olduklarını, davalının direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarptığını, bir başka araca çarpmadığı gibi bir başka aracında davalı yönetimindeki araca çarpmadığını, tanık Zülfü S. ise olayı görmediğini, kaportacı olduğunu, davalı aracının sadece ön çamurluk ve panellerinde hasar bulunduğunu, diğer yerlerinde bir hasar olmadığını beyan etmişler hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda olayın oluş şeklinin açıklanmasında tarafların araçlarının aynı yöne seyir halinde iken çarpışmış oldukları belirtilmiştir. Dosyada mevcut Şişli 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/7 D.İş sayılı dosyasındaki delil tespiti raporunda ise, davacı aracındaki hasarın ön kısmında olduğu belirtilmektedir. Açıklanan hususlar dikkate alınarak, olay yerinde uzman bilirkişiler de hazır bulundurulmak suretiyle keşif yapılarak taraflara ait kusur oranlarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme sonucu alınan rapora dayanılarak yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
3-Davalı İ... Sigorta A.Ş. vekilinin temyizine gelince; davalı sigorta şirketi vekili cevabında davacı ile müvekkili sigorta şirketi arasında sigortalı-sigortacı ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki neticesi sigorta şirketinin rücu hakkının olduğunu, bu nedenle müvekkili hakkında açılan davanın tefriki gerektiğini kaldı ki sigorta primleri ödenmediğinden sigorta poliçesinin iptal edildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin TTK'nun 1295 vd. maddeleri ile kasko sigortası genel şartları gereği mesuliyeti bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece açıklanan bu savunmalar üzerinde durularak anılan sigorta şirketi hakkında açılan davanın HUMK'nun 46.maddesi hükmü gereğince tefrikinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi anılan davalının sigorta primlerinin ödenmediği ve sigorta poliçesinin iptal edildiği iddiaları üzerinde yeterince durulmaksızın ve bu yöndeki deliller toplanılmadan davalı sigorta şirketinin de tazminattan sorumlu tutulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı Mehmet M. yararına takdir edilen 65.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Mehmet M.'ya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.9.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy