(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Davalı vekili, davacının temyiz dilekçesine verdiği cevapla birlikte temyiz isteminde bulunmuş ise de, temyiz istemini içeren dilekçesi harçlanmadığı gibi temyiz defterine de kaydedilmediği anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince;
Menfi tespit davasında kural olarak alacağı ispat külfeti davalı alacaklıya aittir. Davalı alacağın kanıtı olarak keşidecisi davacı olan 21.11.1998 tarihli 4.397.000.000. TL. miktarlı malen düzenlenmiş bonoya dayanmıştır. Ancak savunmasında dava konusu bononun mal karşılığı düzenlenmediğini belirtmek suretiyle senedin bedel kaydını talil ettiğinden kanıt yükü yer değiştirerek davalıya geçmiştir. Bu durumda davalının alacağını bononun dışındaki yazılı delille kanıtlaması gerekir. Hal böyle olunca taraflar arasında başka bir ticari ilişki bulunmadığından davalının ibraz ettiği tediye makbuzları ile yaptığı ödemeler karşılığında kütlü pamuk verip vermediği araştırılarak varsa tarafların bu konudaki diğer delilleri de toplanarak bononun davacının teslimini taahhüt ettiği kütlü miktarı gözetilmek suretiyle ne miktar alacağın teminatı olarak geçerli olduğu belirlenip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, davacının peşin harcının istek halinde iadesine, 07.11.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davalı, dava konusu bononun bedeli peyderpey peşin olarak ödenen kütlü pamuğun teslim edilmesinin teminatı olarak verildiğini savunup; davacıya yapılan ödemelerin bir kısmına ilişkin tediye makbuzlarını ibraz etmiş ve davacı ise davalıya kütlü pamuk teslim ettiğini kanıtlayamamış olmakla sonucu itibarı ile doğru olan yerel mahkeme kararının bu gerekçe ile onanması icap ettiği kanaati ile sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy