(2499 S. K. m. 1, 2)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalı vek.Av.....in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde yatırım hesabı açtığını, 11.5.1998 tarihinde hesabında 6.072.400.000.-TL. varken talimatla 9.100.000.000.-TL. bedelli 200 Lot Ereğli hisse senedi alındığını, davalı banka çalışanlarının rızası dışında satılmayacağını beyan ederek müvekkilinin ikna etmesi sonucunda 800 Lot hisse senedi alındığını, 18.5.1998 ve 20.5.1998 tarihleri arasında satılarak paraya çevrildiğini ve satış sonucu 5.500.000.000.-TL. zarar meydana geldiği gerekçesiyle bu meblağın müvekkilinin hesabından karşılandığını ileri sürerek 5.500.000.000.-TLnin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasında Menkul Alım-Satım Aracılık Çerçevesi Sözleşmesi imzalandığını, davacının alım-satım işlemlerine ilişkin her emir için müşteri emir formu düzenlediğini, izinsiz olarak satım işlemi yapılmadığını, davacı satış talimatı vermemiş olsa bile sözleşmenin 16.maddesi uyarınca satım yetkisi bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve özellikle 22.2.2000 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak açıklıkta da değildir. Sermaye Piyasası aracı kuruluşları ile müşterileri arasındaki yükümlülükler SPK'nın Seri V. No: 6, Seri V No: 19 sayılı tebliğleri ile İMKB Yönetmeliğinin 36 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Mahkemece iddia ve savunma dikkate alınarak Sermaye Piyasası mevzuatını iyi bilen bilirkişi heyetinden rapor alınıp uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 65.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy