(2004 S. K. m. 45, 67) (743 S. K. m. 802)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmasız, davacı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Doğan Başman geldi diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Ciritçi Tekstil Sanayi A.Ş.nin müvekkilinin müşterisi, diğer davalı Arif Çiritçi'nin ise ipotek veren 3.kişi olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirket nezdindeki cari hesabının 25.5.1998 tarihinde kat edildiğini, ipotek limiti 42.000.000.000.TL. için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile limit dışında kalan 9.078.393.000.TL. nin tahsili için de haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, her iki icra takibine de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline takiplerin devamına % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, talep edilen alacağın muaccel olmadığını, aynı dava ile iki farklı icra dosyasına yapılan itirazın iptalinin talep edilemeyeceğini, Adana İcra Dairesinin yetkili olmadığını, İstanbul İcra Dairesinin yetkili olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 20.10.1999 tarih 1998/1353 Esas, 1999/1095 sayılı Karar ile ipotek borçlusu Arif Ciritçi ile ilgili olarak MK. nun 802. maddesinde öngörülen ihbar koşulunun yerine getirilmediği, gerekçesiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibe yönelik itirazın iptali davasının reddine, haciz yolu ile yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasının tefrik edilerek bir başka esasa kaydedilmesine karar verilmiş ve aynı mahkemenin 1999/1033 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuş, 23.2.2000 tarihli karar ile de davanın kısmen kabulüne takibin 6.453.476.400.TL. üzerinden devamına %40 tazminat isteminin ve fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- İİK'nun 45.maddesine göre rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse, alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebilir. Asıl borçlu ile beraber borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine MK. 802. maddesi anlamında ihbar yapılmadıkça ipotek borçlusu bakımından borç muaccel hale gelmez, muaccel hale gelmemiş bir borç içinde icra takibi yapılamayacağından, ipotekli takibe yönelik olarak açılan davanın reddedilmesinde ve o davanın sonucu beklenmeden karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gibi, taraflar arasında imzalanan sözleşmede Adana Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılınmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; haciz yolu ile yapılan icra takibinde Arif Ciritçi taraf olmamasına rağmen bu davalı aleyhine hüküm kurulması isabetli olmadığı gibi, takip tarihinden itibaren reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken, nasıl belirlendiği anlaşılamayan %108 faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
3- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının takip tarihi itibariyle 43.821.756.427.TL. asıl alacak, 7.791.619.995.TL. vade farkı alacağı bulunduğu saptanmasına ipotekle teminat altına alınan 42.000.000.000.TL. nin düşülmesi sonucu kalan miktar üzerinden (talepte göz önüne alınarak) hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile 6.453.476.400.TL. üzerinden hüküm kurulması isabetli olmadığı gibi, gerekçe gösterilmeden davacı vekilinin tazminat isteminin reddi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 65.000.000.TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy