(2675 S. K. m. 38) (7201 S. K. m. 35)
Dava: Taraflar arasındaki tenfiz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkiline ticari ilişki nedeniyle borçlandığını, Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açılan dava sonucunda 4.000.000.000. TL. nın % 150 faiziyle birlikte tahsiline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 24.9.1998 tarih ve 130/98 sayılı kararın tenfizine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yabancı mahkeme kararlarının tenfizi için kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılması veya o mahkemede temsil edilmesi gerekir. Tenfiz talebi davalıya Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tebliğ için gönderilmişse de tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının binanın kapısına yapıştırıldığına ilişkin açıklama bulunmadığından bu tebligat, Tebligat Kanununun 35. maddesine uygun değildir. Bu nedenle davalı kararı temyiz ederken tenfizi istenen kararı veren mahkemeye usulen çağrılmadığına ilişkin savunması ve Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında imzalanın Hukuki Ticari ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma, Tanıma ve Tenfiz, Suçluların Geri Verilmesi ve Hükümlülerin Nakli Sözleşmesinin tebliğe ilişkin hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu üzerinde durularak varılacak tenfiz koşulları bulunup bulunmadığının saptanması gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy