(1086 S. K. m. 533)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.Gülbiye Dalgıç gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin davalıdan 2.675.032.70 Fransız Frangı alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itiraz ederek durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
Hakem heyetince davacının borç tasfiye protokolü uyarınca davalıdan 2.675.032.70 F.F. alacağı bulunduğu, protokolde kabul edilen faiz oranının talepten az olduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Hakem kararlarının hangi hallerde temyizen bozulacağı HUMK.nun 533. maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 28.1.1994 tarih ve 93-4/1 Sayılı Kararıyla tahkim sözleşmesi veya şartında uyuşmazlığın maddi hukuk kurallarına göre çözümlemesi öngörüldüğü taktirde hakemlerin bu kurallar çerçevesinde karar vermek zorunda oldukları buna aykırı karar oluşturulmasının temyiz sebebi sayılacağı kabul edilmiştir. Davalı tarafça ileri sürülen temyiz itirazları anılan hususları içermediğinden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçmiş, davalı uyuşmazlığın hakem aracılığıyla çözümleneceğinin kararlaştırıldığını bu nedenle icra takibine girişilemeyeceğini belirterek takibe itiraz etmiştir. Bu durumda davacı, hakem de itirazın iptali davası açamaz. Ancak usul ekonomisi de dikkate alınarak hakemde açılan davanın tahsil davası olarak görülüp sonuçlandırılması mümkündür. Hakem kararı bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle hakem kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy