(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı A.Ş.'ne Çam Palet satarak teslim ettiklerini, ancak mal bedelinin kararlaştırılan vadede ödenmemesi üzerine icra takibine geçtiklerini, davalının takibe itiraz ettikten sonra borcu mal ile ödemeyi teklif ederek bedele karşılık kısma mal verdiğini, ancak 256.006.836.-TL'lık bakiye alacağın ödenmediğini iddia ederek itirazın iptaline, haksız itiraz edilen asıl alacak 1.935.965.492.-TL. üzerinden inkar tazminatı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, takip ve davanın yetkisiz yerde açıldığını, borcun davacıya mal verilerek ödendiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının yetki itirazının BK.nun 73/1. maddesi uyarınca reddine, borç takipten sonra ödendiğinden 6.938.133.-TL. işlemiş faiz ve 1.561.080.000.-TL'ya 6.7.1998 tarihine kadar takipten sonra işleyecek %80 faiz üzerinden itirazın iptaline, icrada itiraz edilen asıl alacak miktarı 1.935.965.492.-TL. üzerinden %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik Bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı tarafça başlatılan icra takibine itiraz eden davalı alacaklı, itirazından sonra ve dava açılmadan önce ödemede bulunmuş ve bu ödeme davacı tarafça da kabul edilmiştir. Açılan itirazın iptali davasında davalı borçlunun 6.938.133.-TL. üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir. Bu durumda İİK.nun 67/2. maddesi uyarınca davacı yararına itirazın iptaline hükmolunan meblağ üzerinden icra inkar tazminatı verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde alacağın tümü üzerinden tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.3.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Dava, alacaklının icra takibine karşı borçlu davalının yaptığı itirazın iptali, duran takibin devamı ve inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İİK.nun 67/2. maddesinde yer alan icra inkar tazminatının konuluş amacı borçlu olduğu miktarı bilebilecek ve tayin edebilecek durumda olan borçlunun icra takibinde borcunu inkar etmesini önlemektir.
Takip hukukundan kaynaklanan itirazın iptali davasında tespit edilecek ana esas borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında takip tarihi itibariyle haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Davalı, takibe itirazından sonra borcun bir kısmını mal olarak karşılamış ve bakiyesi ile faizini ödememiştir.
Genel hükümlere göre açılan davalarda haklılık durumu dava tarihine göre tespit edilirse de, İcra İflas Yasasından kaynaklanan itirazın iptali davalarında haklılık durumu takip tarihi itibariyle belirlenir. Zira takibe itiraz edilmekle alacaklı takip tarihi itibariyle zarara uğradığının kabulü gerekir. Nitekim; 16.10.1996 gün ve 1996/19-601-711 sayılı H.G.K. kararında da benimsendiği gibi borçlunun sonradan yaptığı ödemeler veya borcu kabul beyanı mahkemenin yargılamayı devam ettirip davayı sonuçlandırmasına, takibi yapılan itirazda haksızlık durumuna göre inkar tazminatına hükmedilmesine engel teşkil etmez.
O halde mahkemenin takip olacak miktarı üzerinden inkar tazminatına karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir durum bulunmadığından yerel mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy