(2004 S. K. m. 178, 179)
Dava: Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmişse de davanın niteliği itibarıyla bu istem dikkate alınmayarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin bankalardan aldığı kredileri ve SSK'ya ödenecek primler ile personel giderlerini ödeyemez duruma düştüğünü, şirketin aktifinin pasifini karşılamadığını ileri sürerek müvekkili şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili, davacının iflas talebine aktif ve pasifi ile alacaklıların isim ve adreslerini gösteren mal beyanını eklemediğini, alacaklılara zarar vermek maksadıyla iflas talep edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacı şirketin aldığı borçları nereye ne şekilde sarf ettiğini inandırıcı ve gerçekçi delillerle kanıtlayamadığı, ihtiyari iflas talebinin kabulünün ispat şartına bağlı olduğu ve davacının aciz içerisinde bulunduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı Anonim Şirket, tahakkuk eden borçlarının ödenmesinin imkânsız olduğunu, şirketin nasifinin aktifinden fazla bulunduğunu ileri sürerek İİK'nin 178 ve devamı maddeleri uyarınca iflasına karar verilmesini istemiştir.
İİK'nın 178. maddesinde iflasa tabi borçlunun aciz halinde bulunması nedeniyle iflasını isteyebileceği öngörülmüştür. Burada iflas isteme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak borçlu bu durumda aktif ve pasifi ile alacaklıların isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine ekleyecek ve aciz halinde bulunduğunu kanıtlaması halinde iflasına karar verilebilecektir. Ayrıca ihtiyari iflas talebinde iflas isteyen Anonim Şirket yöneticilerinin kusur, ihmal ve hilelerinin bulunmaması da gerekmektedir.
Oysa İİK'nin 179. maddesinde, şirketin borca batık olması halinde iflas talep edilmesinin zorunluluğuna işaret edilmekte olup, anonim şirketin hangi sebeple bu hale geldiğinin önemi bulunmamakta, şirketin borca batık olduğunun saptanması halinde iflasına karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda davacı Anonim Şirketin borca batık olduğu saptandığından davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 2.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy