(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı bulunduğu dönemlerde bazı yatırımlar ve şirketin ihtiyacı nedeniyle bazı bankalarla kredi münasebeti içine girip, kredinin teminatı olmak üzere bankaların isteği doğrultusunda alacaklısı hissedarı olduğu ve yönetim kurulu başkanı bulunduğu davalı şirket, borçlusu ise müvekkili olan senetler tanzim edip bankalara verdiğini, davalı Mahmut Gündoğan'ın hileli yollarla elde ettiği dava konusu senedi diğer davalı Mehmet Ünal'ı ciro etmiş gibi göstererek takibe koyduğunu, gerek müvekkilinin gerekse senette alacaklı gözüken davalı şirketin senet hamili Mahmut Gündoğan ve ciranta Mehmet Ünal ile herhangi bir ticari münasebetinin olmadığını, söz konusu senedin akreditifin teminatı olarak bankaya verildiğini iddia ederek davaya konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, bono borçlusu olan davacının, vadesinden önce alacaklı şirket yetkilisi olarak senedi ciro ettiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Mahmut Gündoğan vekili, müvekkilinin iyi niyetli 3.şahıs olarak alacağına karşılık bonoyu ciro yolu ile edindiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının borçlusu bulunduğu bonoyu Reşatlar Mensucat A.Ş'nin Yapı Kredi Bankasından aldığı akreditif kredisi karşılığı teminat olarak verdiğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, bonodaki borçlu imzası davacıya ait olup, bono lehtarı Reşatlar Mensucat A.Ş adına Mehmet Ünal'a ciro edildiği, cirodaki imzaya da açıkça itiraz edilmediği, kaldı ki keşidecinin bonoyu imzalayıp lehtara vermiş olmakla bononun kendi tasarrufundan çıktığı, bundan sonraki tedavülünün keşidecinin iadesi dışında olduğu ve mahiyeti gereği bonoların illetten mücerret oldukları, lehtar ile cirantalar ve son hamil arasındaki ilişkilerin keşideciyi etkilemeyeceği gibi aralarındaki ilişkinin ispatının son hamilden istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine, %40 tazminatın davacıdan alınarak davalı Mahmut Gündoğan'a verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle takibe konu bononun teminat olarak verildiğini ve son hamilin davacının zararına bonoyu iktisap ettiğinin usulün kanıtlanamamış bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına 26.01.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy