(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı Ferauz ... arasında düzenlenen Bankomat Kredi Sözleşmesinde davalının garanti eden sıfatıyla imzasının bulunduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle girişilen takibe davalının itiraz ettiğini iddia ederek itirazının iptaliyle %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, kredi kartı sözleşmesinde garanti eden sıfatıyla imzası bulunan davalının icra takibine itirazının haksız olduğu gerekçesiyle takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, alacağın tahsiline, %40 oranındaki 508.800.000.TL tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı kredi borçlusu ile davacı banka arasında yapılan 4.12.1996 günlü Kredi Kartı Sözleşmesinden doğacak banka alacağını ödeme taahhüdünde bulunan davalı sözleşmeye garanti veren sıfatı ile imza koymuştur.
Sözleşmede, kredi limiti (yüzmilyon TL) olarak belirtilmekle beraber, bankanın müşterisinin kredi limitini günün koşullarına ve müşterinin durumuna göre artırma yetkisine sahip olduğu açıklanmış ve garanti şerhinde de bankaya tanınan bu yetkiler teyid edilerek, doğmuş ve doğacak tüm borçların ödeneceği davalı tarafından taahhüt edilmiştir.
Davalının aleyhindeki icra takibine karşı, borcu bulunmadığı yolunda itiraz ettiği ve sorumluluğunun sözleşmenin tarafı olan kredi borçlusunun bankaya olan borcu ile sınırlı bulunduğu gözetilip, banka defterleri ve dayanağı kayıt ve belgeler üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak takip tarihi itibariyle bankanın talepte haklı olduğu asıl alacak ve birikmiş faiz alacağı yönünden ayrıntılı ve denetime olanak verecek şekilde rapor alınması ve ayrıca, davacı bankaya harcama limitinin artırılması yönünden tanınan yetkinin, objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde ve makul ölçüler içinde kullanılmış olup olmadığı üzerinde durulup tartışılması ve varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığı gibi, kabul şekli itibariyle de icra takibine yapılan itirazın iptaline karar vermekle, yetinilmesi gerekirken ayrıca alacağın tahsiline hükmolunması da isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.01.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy